Trafik kazası sonucu vefat eden çiftçinin ailesinin destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerine ilişkin ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 2013 yılında meydana gelen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında, ölenin eşi ve çocuklarının tam kusurlu sürücüden talep ettiği destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi tarafından kısmen kabul edilen tazminat miktarları sonrası, davacıların istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri için hükmedilen vekalet ücretinin, davalılar lehine toplam reddedilen miktar üzerinden değil, her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararındaki bu hususu hukuka aykırı bulmuştur.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1638 E., 2022/1795 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenişehir Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2013/399 E., 2019/488 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 24.08.2013 tarihinde .. - .. Karayolu'nun 15.km'sinde müteveffa ...'nın kullanmış olduğu traktöre, aynı şeritten hızla gelen ...'ya ait aracı kullanan sürücü ...'ın arkadan hızla çarpması sonucu ...'nın ölümüne ve 3 kişinin yaralanmasına tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, davacı ...'nın eşi diğer davacıların babası olan ...'nın kaza nedeniyle 10 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat ettiğini, davacı ...'nın 51 yaşında olduğunu ve eşi ile birlikte çiftçilik yaparak hayatlarını idame ettirdiklerini, eşinin vefatı ile maddi ve manevi zorluk yaşadığını, ..'nın ise üniversite öğrencisi olduğunu, babasının desteği ile eğitim ve öğretim hayatına devam ettiğini, babasının ölümü ile birlikte hem maddi hem de manevi olarak büyük zorluklara maruz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; maktulün eşi ... için destekten yoksun kalma, tedavi masrafları, defin giderleri (taşıma, dini tören ve cenaze yıkanması, mezar ücreti, vecibe ve yöresel adet gereği mevlit gideri vs.) için 25.000,00 TL maddi tazminat, 75.000,00 TL manevi tazminat, ... için destekten yoksun kalma tazminatı 15.000,00 TL ile 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için ise 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 215.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kazada müteveffanın ciddi kusurunun olduğunu, davacıların müteveffanın ölümü sebebiyle uğradıklarını iddia ettikleri maddi ve manevi olguları açıklayıcı delil sunmadıklarını, davacı ...'un müteveffa babası ile ölümünden önce davalık olduklarını, bu sebeple davacı babanın manevi olarak tazminat talebini mahkemenin takdirine bıraktıklarını, .... tarafından davacı ...'ye 22.11.2013 tarihinde 58.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nın maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 21.134,57 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak ...'ya ödenmesine, davacı ... .'nın maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 1.751,46 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ...'ya ödenmesine, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak ...'ya ödenmesine, davacı ... .'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ...'ya ödenmesine, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ...'ya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısımlarına göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmek gerekmekteyken davalılar lehine reddedilen maddi ve manevi tazminatlar toplamına göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal düzenlemeye aykırı olduğu, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin 75.000,00 TL olduğu, diğer davacıların ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği için her bir davacı için manevi tazminat yönünden kabul edilen miktarları geçmeyecek şekilde ayrı ayrı 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmetmek gerektiği, davacı ... için 25,000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, mahkemenin 21.134,57 TL'ye hükmettiği, davacı ... için 15.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği yerel mahkemenin 1.751,46 TL maddi tazminata hükmettiği, davalılar vekili lehine davacı ... yönünden 2.725,00 TL, davacı ... yönünden 1.751,46 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalılar lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti toplamlarının 12.651,46 TL olduğu, davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında mevcut olan 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatının farazi aktif döneminin 1.800,00 TL net asgari ücret üzerinden hesaplandığını ancak asgari ücrette meydana gelen değişiklik kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında resen dikkate alınarak güncel asgari ücret üzerinden maddi zararın hesaplanması gerektiğini, ayrıca müteveffanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu halde asgari ücret baz alınarak eksik gelir üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, çiftçi olan müteveffanın tarla bağ ve bahçelerinin mevcut olduğunu, fiili olarak söz konusu tarlaları, bağ ve bahçeleri ekip biçerek gelir elde ettiğini, her bir müvekkili için takdir edilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, müteveffanın kullanmış olduğu traktörün arka stop lambalarının yandığının sabit olduğunu, bu hususun hatalı değerlendirilmesi nedeniyle müteveffaya daha fazla kusur verildiğini, davacı tarafa eksik vekalet ücreti takdir edildiğini, AAÜT'nin 10. maddesi gereğince davanın kısmen kabul kısmen reddi halinde davalı tarafa hükmedilen vekalet ücretinin davacı için hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların açtığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.