Kışlık lastik eksikliği kaynaklı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasında maddi ve manevi tazminat talepli davanın, taleple bağlılık ilkesi kapsamında Yargıtay 4. Hukuk Dairesince incelenmesi.
Özet: Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve kışlık lastik eksikliği nedeniyle meydana gelen otobüs kazasında ağır yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi hem maddi hem de faizli manevi tazminata hükmetmiş; ancak bölge adliye mahkemesi, manevi tazminat için faiz talebi olmamasına rağmen faiz işletilmesinin ‘taleple bağlılık ilkesine’ aykırı olduğunu belirterek, kararı kaldırmış, manevi tazminat miktarını artırıp maddi tazminat için ticari avans faizi uygulanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1128 E.-2022/990 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/601 E., 2021/105 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı .. .. Huzur Tur.Taş. Ltd.Şti. vekili ve .. Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; sürücü ... sevk ve idaresindeki yolcu otobüsünün seyri sırasında direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu tek taraflı ölümlü - yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...'nın %100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında kışlık lastiklerin takılı olmaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu şekilde kazanın meydana gelmesinde hem sürücünün hem de seyahat firması olan diğer davalının açık kusurunun olduğunun tespit edildiğini, davacının kaza neticesinde sol köprücük kemiği, sol kolu, kaburgalarının kırıldığını ve ağır hasar gördüğünü, kaburga kemiklerinin akciğerine baskı yaptığını ve nefes alamaz hale geldiğini, davacının kaza neticesinde uğramış olduğu zararın halen devam ettiğini çalışma gücü kaybı söz konusu olduğunu ileri sürerek bu kapsamda zararın tazmini için 24.02.2018 tarihli dilekçe ile sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak davalı ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazaya sebep olan otobüs şöförü davalı ... ve ruhsat sahibi .. .. Huzur Tur. Taş. Oto Tar. Hayv. İnş. Taah. İlt. Mad. Tic. San. Ltd. Şti'nin müşterek ve müteselsil olarak hem maddi ve hem de manevi zarardan sorumlu olduklarını ancak kaza neticesinde araç sürücüsü ... vefat ettiğinden mirasçıların davaya dahil edilmesi gerektiğinden bahisle davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesini, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekilleri; davanın haksız olduğunu bildirerek reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... tarafından maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile 94.936,28 TL tazminatın .. Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 06.03.2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 30.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ... tarafından manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak (davalı ...Ş hariç olmak üzere) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair istemin reddine dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan . Sigorta A.Ş vekili ile davalılar ..., ... ve ... istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; “Taleple Bağlılık İlkesi” gereği davacı vekilinin, dava dilekçesinde 200.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu ve tazminata faiz uygulanmasının talep edilmemiş olmasına, 14.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle de manevi tazminata faiz uygulanmasının talep edilmemiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminata 30.12.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanılması suretiyle talep aşılarak, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık ilkesi” ne aykırı hüküm kurulduğu gerekçesiyle resen, davacı vekilinin manevi tazminat miktarı ve faiz başlangıç tarihleri ve faizin türü yönünden istinaf başvurusunun kabulüne " karar verilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; ... tarafından maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile 94.936,28 TL tazminatın .. Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 06.03.2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 24.12.2017 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... tarafından manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak (davalı ...Ş hariç olmak üzere) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, karar altına alınan tüm tazminatlar yönünden 24.12.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken davalı ... açısından 06.03.2018 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.2.Davalı-..Huzur Tur. Taş. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyetinin oluşmasında emniyet kemeri takmamasının da etkisi olabileceğini, kaza tespit tutanağı ile kusur raporunun birbiri ile çelişkili olduğunu, davacıya yargılama sırasında ödeme yaptıklarını, ibraname aldıklarını ve manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.3.Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde: davacı vekilinin imza edilen belgeyle, ilgili davadaki maddi tazminat taleplerinden feragat edeceğini açıkça kabul ettiği ve bu belgede fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını bu nedenle de haksız ve kötüniyetli taleplerin reddi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve temerrüde düşmediklerini bu nedenle de faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalı .. Huzur Turizm Taşım.ve Oto. Tarım Hay. İnş. Taah. ile Gıda ve İht. Mad. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ...'nden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.