Yurt dışı şantiyesinde çalışan işçinin işçilik alacakları davasında Türk hukuku ile Kuveyt hukuku arasındaki uygulama ve zamanaşımı uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının yurt dışı çalışmasına ilişkin işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesi Türk hukuku uygulayarak davanın kısmen kabulüne karar vermişken, Bölge Adliye Mahkemesi, iş ilişkisinin yabancılık unsuru taşıması nedeniyle Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini ve Kuveyt Özel Sektör İş Kanunundaki bir yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğine hükmetmiş, ancak yargıtayın ve bölge adliye mahkemelerinin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda mahkemenin görüş değişikliği nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağına karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/3714 E.  ,  2025/8343 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2650 E., 2025/410 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/494 E., 2023/713 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının üst işveren olduğu yurt dışı şantiyelerindeki inşaat projesinde 15.01.2019-16.03.2020 tarihleri arasında mekanik ustası olarak çalıştığını, aylık net 1.900 USD (585 KWD) ücret aldığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davacının çalışma süresince haftanın 7 günü çalıştığını ve fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde 7,5 saati aşan kısmın da fazla çalışma ücreti olarak hesaplanması gerektiğini, ulusal bayram ve genel tatillerin tamamında çalıştığını, davalıya ait şantiyede yatılı olarak kaldığını, günde 3 öğün yemek ve kahvaltının işverence sağlandığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, iş ilişkisinin yabancı bir ülke ile sıkı ilişki içerisinde olmasından dolayı taraflar arasındaki iş ilişkisinin yabancılık unsuru taşıdığını, uyuşmazlığın Kuveyt hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkemelerin Türk mahkemeleri olmadığını, davacının Kuveyt'teki havalimanı inşaatında tesisatçı olarak çalıştığını, müvekkili Şirketin Kuveyt'te işveren konumunda olduğu bir hava alanı inşaatı projesi bulunmadığını, bu inşaat projesinin dava dışı ... Şirketine ait olup davacının çalışmasının bu şirket bünyesinde olduğunu, davacının işvereninin müvekkili Şirket olmadığını, iş sözleşmesinin dava dışı işverence haklı nedenle feshedildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tüm alacak kalemlerine, faize ve faiz türüne itiraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında İŞKUR bünyesinde imzalanan sözleşme bulunmadığı, taraflar arasındaki belgelerin Arapça ve İngilizce olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiği, davacının 16.01.2019-12.03.2020 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri bulunduğu, yıllık ücretli izin alacağı talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, uyuşmazlığa çalışılan ülke iş mevzuatının uygulanması gerektiğini belirttiği, davacının dava konusu alacakların ilişkin olduğu çalışma döneminde, iş sözleşmesi kapsamında yurt dışında çalıştığı, uyuşmazlığın çözümünde Kuveyt hukuku uygulanması gerekirken Türk hukuku uygulanarak sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesinde ''İş sözleşmesinin sona ermesinden bir yıl sonra, işbu kanunun hükümleri uyarınca işçiler tarafından mahkemeye verilen davalar reddedildikten sonra görüşülmeyecektir...'' düzenlemesine yer verildiği, maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımının hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbi olduğu, Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesinde belirtilen sürelerin zamanaşımı süresi olduğu, iş sözleşmesinin 12.03.2020 tarihinde sona erdiği, davanın 13.09.2022 tarihinde açıldığı, Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, İlk Derece Mahkemesince davalının zamanaşımı defi dikkate alınarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak Yargıtayın ve Bölge Adliye Mahkemelerinin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda uyuşmazlığın çözümünde sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
b. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Kuveyt hukukunun zamanaşımı hükümlerinin yanlış yorumlandığını, kanundaki 1 yıllık sürenin zamanaşımı değil dava şartı olduğunu, dava şartının usule ilişkin bir düzenleme olması sebebiyle lex fori ilkesi gereği uyuşmazlıkta uygulama alanı bulamayacağını, davalının cevap dilekçesinde her ne kadar çalışılan ülke hukuku uygulanmalı denilse de 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki 5 yıllık zamanaşımı definde bulunulduğunu, bu nedenle Türk hukuku uygulanması gerektiğini,
c. Kuveyt Medeni Kanunu’nun 442/2 bendinde yeminin düzenlendiğini, madde de Kuveyt hukukuna dayanarak davanın reddi yönünde itirazda bulunan tarafın borcu fiilen ödediğine ilişkin yemin etmesi gerektiğinin düzenlendiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yabancı hukuk kuralları dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini,
d. Güncel tarihli içtihatlar gereği işçiye daha yüksek standartta koruma sağlayan hukukun uygulanması gerektiğini, bu dosya kapsamında Türk hukukunun uygulanmasının işçi lehine olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava tarihi dikkate alındığında müvekkili Şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince, Yargıtayın daha önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddi hâlinde, davacı aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava 13.09.2022 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 3 23... . maddeleri dikkate alınarak yargılama gideri ve vekâlet ücreti konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (B) numaralı bendinin (4) numaralı alt bendinde yer alan "4-)İçtihat değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden takdiren davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına," ibaresinin çıkartılarak yerine "4- Davalı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 105.890,01 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı tarafından yargılama sırasında yapılan 700,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması,
Hüküm fıkrasının (D) numaralı bendinde yer alan "D)Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, varsa kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "D)Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 203,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, varsa kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.