Tapu kaydının orman vasfı nedeniyle iptali sonrası 4721 sayılı Kanun 1007. maddesi uyarınca istenen tazminatın hesaplanma yöntemi ve faiz başlangıcı hakkında temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, mahkeme kararıyla tapu kaydının iptal edilmesi sonucu uğranılan zararın Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemiyle açılmış olup, Yargıtayın kamulaştırma araştırması, değerleme yöntemleri ve vekalet ücreti hususlarında eksiklikler nedeniyle bozduğu ilk kararın ardından, yerel mahkemenin Orman Genel Müdürlüğüne karşı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Hazineye karşı ise kabulüne hükmetmesi üzerine, davacılar faiz başlangıcı, faiz oranı, harç ve vekalet ücreti, davalı Hazine ise bilirkişi raporunun yetersizliği ve bedelin yüksek hesaplandığı gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/9 Esas, 2021/489 KararKARAR : Kısmen kabulTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan inceleme ve işlem sonucunda davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ile davalı Hazine vekilleri temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü 1638 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapusunun mahkeme kararıyla iptal edildiğini belirterek uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2016 tarihli ve 2015/3 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; tazminat istemine konu taşınmazın kısmen veya tamamen kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı araştırmalı, kamulaştırma yapılmışsa kamulaştırma evrakları, plan ve haritaları getirtilmeli, kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediği, irtifak alanının miktarı, geçtiği güzergah vb. ile irtifak bedelinin tapu maliklerine ödenip ödenmediği araştırılmalı, kamulaştırılmadığının tespit edilmesi halinde çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmî verileri İlçe ... ve ... Müdürlüğünden getirtildikten sonra konunun uzmanı bilirkişilerden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın sulu-kuru olup olmadığı, yerleşim alanına uzaklığı, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu gözetilerek, taşınmaz üzerinde meyve ağaçları varsa ağaçların cinsleri de dikkate alınmak suretiyle elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılıp net gelir yöntemiyle tapu kaydının iptaline ilişkin hükmün kesinleştiği tarihteki gerçek değerinin hesaplattırılması, taşınmazın varsa mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerlendirme tarihine göre tespit ettirilmesi, taşınmazın zemin değeri, var ise üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri esas alınarak bu şekilde tapusu iptal edilen tapu sahibinin iptal kararının kesinleşme tarihi itibariyle gerçek zararının saptanması, kamulaştırma işlemi yapılmış ve davacılara kamulaştırmadan dolayı bir bedel ödenmiş ise bu bedelin de değerlendirmeye esas alınması, taşınmaz üzerinde bulunan irtifak şerhinden kaynaklanan değer düşüklüğü de belirlenip, taşınmazın değerinden indirilmesi gerektiği düşünülerek hüküm kurulması ve ayrıca davalı ... Yönetimine açılan davanın reddine karar verildiği hâlde, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması da doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz başlangıcının kesinleşme tarihi olan 16.01.2006 olarak belirlenmesi gerektiğini, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranına hükmedilmesini, harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bedelin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Mahkemece uyulan bozma kararında, değerlendirmenin tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak yapılması gerektiği belirtildiğinden değerlendirmenin bu tarih itibarıyla yapılmış olduğu anlaşılmakla bu durumda hükmedilen bedele bu tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "dava" ibarenin hükümden çıkarılması, yerine "16.01.2006" tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.