Yaya ölümüne neden olan trafik kazasında destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleri, kusur tespiti, sigorta şirketi ödemesi ve yargılama sırası ibranın maddi tazminat talebini konusuz bırakması.
Özet: Davacılar, trafik kazasında yaya yakınlarını kaybetmeleri üzerine, sürücü, araç işleteni ve sigorta şirketinden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi, kazada ölen yayanın daha kusurlu olduğunu belirterek, maddi tazminat talebini yargılama sırasında yapılan ödeme ve ibraname nedeniyle reddetmiş, cenaze gideri talebini belgelenmediği için kabul etmemiş, manevi tazminat taleplerini ise hakkaniyet gözetilerek kısmen kabul etmiş olup, istinaf incelemesinde, yargılama sürecinde gerçekleşen kısmi ödemelerin maddi tazminat hesabına ve faiz uygulamasına etkisi değerlendirilmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2281 Esas - 2022/334 KararİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2015/1163 Esas -2019/140 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı, davalı ...'in sürücüsü ve diğer davalı ...'in işleteni olduğu aracın davacıların desteği yaya ... 'a çarparak ölümüne neden olduğunu, ölenin anne ve babası olan davacılar ... ve ...'ın ölenin desteğin yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı ... ve diğer davacı ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 2.500,00 TL cenaze ve defin giderlerinin 30.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; dava konusu trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle davacılar ... ve ... yönünden 40.000,00'er TL manevi tazminatın ve ölenin kardeşleri olan diğer davacılar ... ve ... yönünden 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın desteğin kusuru ile meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti oranında sınırlı sorumluluğu bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda, davalı sürücü ...'in tali ve % 25 oranında, davacıların desteği ... 'ın asli ve % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda tazminat tutarının davacı anne ... yönünden 10.489,44 TL, davacı baba ... yönünden 8.683,16 TL olarak hesaplandığı ve yapılan cenaze masraflarına ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı, defin giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsadığı, cenaze dolayısıyla yapılması zorunlu olan masrafların ilgili Belediye ve Müftülük'ten sorulmak suretiyle makul, uygun miktarda cenaze ve defin masrafının tespit edilmesi gerektiği, dosyada bu yönde bir araştırma yapılmadığından ve davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığından defin masraflarının hesaplanamadığı, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminat bedelinin davalı ... tarafından davacı yana ödendiği, böylelikle maddi tazminat talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl davaya konu maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı anne ... yönünden 20.000,00 TL, davacı baba ... yönünden 20.000,00 TL, davacı kardeş ... yönüden 5.000,00 TL, davacı ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile davacılar vekili arasında -maddi tazminata ilişkin olarak- dava açıldıktan (ve aktüer rapor alındıktan) sonra yapılan ödemeye bağlı olarak ibraname düzenlendiği, ibraname içeriğinde ödenmesi kararlaştırılan tazminat tutarının ödendiğinin davacı tarafın da kabulünde olduğu, davalı tarafından zararın kısmen karşılanması halinde, yapılan ödemelerin tazminat hesabı sırasında mahsup edilmesi gerekliliği açık olmakla birlikte, ödemenin yargılama sırasında olması halinde, bulunan tazminat miktarından dava tarihinden sonra yapılan ödeme güncelleştirilmeksizin (faiz eklenmeksizin) tenzil edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 162/1. maddesi uyarınca müteselsil borçlulardan her birinin, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, aynı Kanun'un 166/3. maddesi uyarınca alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşmasının, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı, ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmelerinin, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusu olduğu, yine 6098 sayılı TBK'nın 147. maddesi uyarınca, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerine şahsen tahammül edeceği, bu açıklamalar ışığında maddi tazminata yönelik olarak 19.172,60 TL ödeme yapılmış olması, asıl davada maddi tazminat talebinin toplam 6.500,00 TL oluşu, şimdilik ibaresiyle dava açılmış olmakla birlikte, aktüer raporda hesaplanan (davacı anne ... için 10.489,44 TL ve davacı baba ... için 8.683,16 TL destekten yoksun kalma zararı toplamı) 19.172,60 TL ile ibranameye konu tazminat alacağının aynı miktar 19.172,60 TL oluşu ve miktarların örtüşmesi değerlendirildiğinde, bu haliyle talebin karşılanmış olması, talep miktarına göre ödemenin yetersiz ya da fahiş olmaması, maddi tazminat istemi açısından feragat beyanının diğer davalıları kapsar şekilde olduğunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim açıklanan ilkeler ve hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi nazara alındığında davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada maddi tazminat talebinden feragat edilmesinin kesinlikle söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı yeterli olmayıp hükmedilen miktarın hukuka, yasaya, usule ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin giderlerinin tahsili ile birleşen davada manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.