Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil davasında, kadastro güncellemeleri sonrası konusuz kalan tazminat talebi ile kesinlik sınırı altındaki ecrimisil temyizinin Yargıtay tarafından incelenmesi.
Özet: Bir taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan tazminat ve ecrimisil davasında, ilk derece mahkemesinin tazminat talebini konusuz bırakıp ecrimisil talebini kabul etmesi, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddedilmesi üzerine, Yargıtay ilgili daire tarafından ecrimisil bedelinin kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu yöndeki temyiz dilekçelerinin reddine, ancak kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin temyiz dilekçelerinin ise kabul edilerek incelemeye alınmasına karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/2608 E.  ,  2025/14462 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1699 Esas, 2024/1970 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/278 Esas, 2023/343 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tazminat talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Ecrimisil bedeli olarak hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; taraf vekillerinin ecrimisile ilişkin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 433 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açıldığında dava konusu parselin yolun içinde kaldığını, dava devam ederken yapılan kadastro güncellemeleri sebebiyle dava konusu parselin yol olarak ayrıldığını, kamulaştırmasız el atma tazminatına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yargıtay 'ın yerleşik içtihatları uyarınca aynı yoldaki ecrimisil davalarının 5 yıllık zaman aşımına uğradığını, bilirkişi raporunda somut bilgi ve belgelere dayanmadan 5 yıllık ecrimisil hesaplanmasının doğru olmadığını, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yolun ... ilçe merkezine kadar uzanan ve geçtiği güzergahtaki ilçeye bağlı bütün mahalleleri birbirine bağlayan yapıda bir yol olması dikkate alındığında söz konusu yolun dava tarihi itibarıyla bakım ve onarım sorumluluğunun ... Büyükşehir Belediyesinde olduğunun anlaşıldığı; ancak yargılama devam ederken, toplulaştırma çalışmaları sonucunda dava konusu edilen alanın dava konusu edilen taşınmaz sınırlarının dışında kaldığı ve yolun dava konusu parsele herhangi bir tecavüzü olmadığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz bir kısmından yol geçtiği, malik olan davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin eldeki davayı açmasında bir usulsüzlük bulunmadığı; ancak dava tarihinden sonra, davacının iradesi dışında yapılan arazi toplulaştırması uygulaması sonucunda oluşan aynı yer 1 69... parsel sayılı taşınmazda davalı idarenin fiili el atmasının bulunmadığı anlaşılmakla dava tarihi itibarıyla haklılık durumu gözetildiğinde vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Taraf Vekillerinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Taraf Vekillerinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı ve davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.