Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu sürekli maluliyet yaşayan yolcunun bozma sonrası belirlenen manevi tazminat miktarının yetersizliğini inceleyerek temyiz kararı verdi.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talepleriyle başlayan yargılama sürecinde, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının Yargıtay tarafından başlangıçta onanmasına rağmen, davacının karar düzeltme başvurusu üzerine Yargıtayın manevi tazminat miktarını az bularak bozma kararı vermesiyle dosya yeniden görülmüş ve ilk derece mahkemesi manevi tazminatı 3.000 TLden 14.000 TLye çıkarmış; ancak davacı vekili, belirlenen bu yeni manevi tazminatın dahi yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı bir kez daha temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2022/7716 E.  ,  2025/15056 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/218 E., 2022/29 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat .. ile dahili davalı ... (SGK) vekili Avukat .. geldiler. Davalılar adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.11.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile davalı sürücü ...'in kullandığı, davalı ... .'e ait ve davalı ... AŞ'ye zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan aracın 10.02.2010 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak sürekli malul hale geldiğini, ceza davasının soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davalı ...'in %100 ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın 10.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalı ..., .. .. ve .. Sigorta'dan tahsili ile 61.000,00 TL manevi tazminatın 10.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .. .'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarih, 2011/354 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 5.601,49 TL'den fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin 10.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ..., .. .. ve .. Sigorta AŞ'den tahsiline, dahili davalı SGK hakkındaki davanın reddine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın 10.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... ve .. ..'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Onama Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 30.04.2019 tarihli ve 2016/12768 Esas, 2019/5365 Karar sayılı ilamıyla, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar verilmiştir.
B. Karar Tashihi
Dairenin yukarıda bahsedilen onama ilamına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından karar tashihi talep edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.02.2021 tarihli ve 2019/5684 Esas, 2021/487 Karar sayılı ilamıyla; davacının maddi tazminata yönelik karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddi gerektiği, somut olayda, kaza tarihi, olayın oluş şekli, davacının yolcu olması nedeni ile kusurunun bulunmaması ve kazadan kaynaklı 6 ay geçici iş göremezliğe maruz kalması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumularına ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu, bu sebeple davacı için manevi tazminat miktarı bir miktar artırılmak suretiyle hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekirken onanmasına karar verilmesinin doğru olmadığı tespit edilmiş olup Dairenin 30.04.20 19... /12768 E-2019/5365 K. sayılı onama kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla bozma ilamındaki gerekçelerle, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 5.601,49 TL'den fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin 10.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., .. .. ve .. Sigorta Şirketi'nden tahsiline, (İstanbul 29. İcra Dairesi 2016/23650 E. sayılı dosyada ödenen miktar yönünden tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla) davacının dahili davalı SGK hakkındaki davasının reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 14.000,00 TL manevi tazminatın 10.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... (..)'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının az olduğunu, davacının kazadan kaynaklı yaralanması nedeniyle sol kalçasına platin takıldığını, halen yürümekte zorlandığını, maddi tazminatın hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 10.02.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.