Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası talep edilen maddi ve manevi tazminatın, şirket gelir kaybı ve vekalet ücreti değerlendirmesiyle Bölge Adliye Mahkemesince düşürülmesine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen taleplerin, bölge adliye mahkemesince davacının şirket yönetiminde doğrudan aksama olmadığı ve gelir mahrumiyetinin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçeleriyle tazminat miktarlarının önemli ölçüde düşürülerek hükmün düzeltilmesi ve istinaf başvurularının reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarlarının ve hesaplama yöntemlerinin yetersizliğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurduğu bir koruma tedbirleri tazminat davasıdır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3175 E., 2021/327 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM :Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminat, 911.000,00 TL maddi zarar ve 100.000,00 TL munzam zarar toplamı olan 1.011.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 1.111.000,00 TL'nin haksız tutuklama tarihi olan 12.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönünden davacıya ait şirketlerin gelir tablosu bilançosunda net kârlar üzerinden hissesi oranında davacıya düşecek ücret üzerinden hesaplandığı, davacının tutuklu kaldığı dönemde geçerli gelir mahrumiyetinin 17.235,00 TL olduğu gerekçesiyle 17.235,00TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat tazminatın talep doğrultusunda 12.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "davacının hisse ortağı olduğu .... San. Tic.Ltd. Şti ve .... San.Ti Ltd Şti nde , davacı ... ile dava dışı ...'nun şirket temsilinde ayrı ayrı münferiden imza yetkilisi oldukları, tutuklu kalınan dönemde ....'nun münferit imza yetkisinin devam ettiği gözetildiğinde, davacının tutukluluğunun şirket yönetiminde doğrudan bir aksamaya etkisi bulunmadığı , ayrıca davcının bahse konu şirketlerden ortaklık geliri dışında huzur hakkı veya başkaca bir maaş aldığına dair dosya kapsamına bir belge sunulmadığı" gerekçesiyle maddi tazminat hesabının net asgari ücret üzerinden belirlenerek soruşturma aşamasında vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle ayrıca 770.00 TL vekalet ücreti olarak toplam maddi tazminat miktarının "4.369,26 TL"'ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının ise "12.000,00 TL"' ye indirilmesi ve değişen vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; şirkette münferit imza yetkisi bulunan diğer ortağın şirket işleyişine hakim olmaması nedeniyle işleri yürütemediğine, zorunlu olarak 24.08.2016 tarihinde dışarıdan şirket müdürü ve münferiden imza yetkilisi olarak atandığına, bilirkişi raporunun eksik olduğuna, müvekkilinin kendisine ait arsa niteliğindeki taşınmazı ile şahsına ait iki ve şirketine ait üç arabayı satmak zorunda kaldığına , hükmolunan avukatlık ücretinin düşük olduğuna, maddi tazminat hesabında bu hususların da dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/6785 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03/08/2016-04/08/2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yine 12.08.2016-03.11.2016 tarihleri arasında 83 gün tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 11.05.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği,verilen kararın 02.06.2017 tarihinde tebliği üzerine itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, tutukluluk ve gözaltı süresinin mahsuba konu edilmediği, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARSoruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 770,00 TL maktu vekalet ücretine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz eden sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.