Hazinenin yenileme kadastrosunda parsel yüzölçümleri ve sınır uyuşmazlıkları davasında, bozma kararı gereğinin eksik yerine getirildiği iddiasıyla yapılan temyiz.
Özet: Hazinenin kadastro güncelleme çalışmaları sonrası azalan parsel yüzölçümlerinin adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin ret kararı, eksik inceleme nedeniyle bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkeme, bilirkişi raporları ve eski belgelerle yolun hazine arazisi aleyhine genişlediği tespitini yaparak belirli parseller için talebi kısmen kabul etmiş, ancak bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, üst mahkeme, bozma gereklerinin eksiksiz yerine getirilmediği ve usul ile kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle kararı hukuka aykırı bulmuştur.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/12 E., 2022/39 K.Taraflar arasındaki davadan dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili özetle; Ünye ilçesi ... Mahallesinde kain 1 01... ve 1 03... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına kayıtlı olduğunu, güncelleme kadastro çalışmalarında çekişme konusu parsellerin yüzölçümlerinin davalıların taşınmazları lehine azaldığını ileri sürerek; eksilen kısımların davacı adına tescilini talep etmiştir. Ünye Kadastro Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2011/15 Esas, 2014/92 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2017/3194 Esas, 2020/2942 Karar sayılı kararıyla; yeterli araştırma yapılmadığı ve eksik inceleme gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; ‘’... Hazineye ait 1 01... parselin 1 01... parselle olan sınırında zemindeki durumun Hazine aleyhine bir durum oluşturduğu yenileme ölçümünde ise Hazine aleyhine bir durumun bulunmadığı, yine Hazineye ait 1 03... parselin, 1 03... parsel ile olan sınırında da zemindeki durumun Hazine aleyhine bir durum oluşturduğu yenileme ölçümünde ise Hazine aleyhine bir durumun bulunmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte Hazineye ait 1 03... parselin, 1 03... parsel ile arasındaki yolun, keşifteki beyanlar da gözönüne alınarak ilk tesis kadastrosundan sonra zeminde Hazine parseli 1 03... parsel aleyhine genişlediği bu durumun kök raporun Ek-2 no.lu krokisinde (C) harfi ile gösterilen 173, 01... lik kısmın yol olarak yapılan tespitinin iptali ile yine aynı kök raporun Ek-2 no.lu krokisinde (B) harfi ile gösterilen 14, 85... lik kısmın 1 03... no.lu parselden çıkartılan Hazineye ait 1 03... no.lu parsele eklenmesi gerektiği belirtilmiş, bu hususun 1954 tarihli hava fotoğrafı ve 2012 tarihli ortofotolarla da teyit edildiği belirtilmiştir. Ayrıca 27.05.2022 tarihli fen bilirkişilerinin hazırladığı ek raporda dosyada mevcut Ordu Kadastro Müdürlüğü'nün 15.10.2021 tarihli ve 2021/12 Esas no.lu yazısı ekindeki yenileme kadastrosu koordine özet ve alan hesap çizelgelerinde dava konusu 1 03... no.lu parselin alanının 136764, 92... olarak, 1 03... no.lu parselin ise 68197, 15... olarak hesaplandığı, doğru yüzölçümlerinin bu olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple mevcut ekleme ve çıkarmalar bu yüzölçümleri esas alınarak yapılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı Hazine aleyhine yenilemede hata bulunmayan dava konusu (eski 250) yeni 1 01... parsel, (eski 251) yeni 1 01... parsel ve (eski 243) yeni 1 03... parsele yönelik itirazının reddine, (eski 248) yeni 1 03... parsel ile (eski 342) yeni 1 03... parsel ile olan sınır ve bu sınır arasındaki yola ilişkin itirazının ise kabulü ile, buna göre fen bilirkişileri ..., ... ve ...'in 10.05.2022 tarihli kök raporunun Ek-2 no.lu krokisinde (C) harfi ile gösterilen 173, 01... lik kısmın yol olarak yapılan tespitinin İptali ile (eski 248) yeni 1 03... parsele eklenmesi ve yine aynı kök raporun Ek-2 no.lu krokisinde (B) harfi ile gösterilen 14, 85... lik kısmın (eski 342) yeni 1 03... parselin yüzölçümünden çıkarılarak (eski 248) yeni 1 03... parsele eklenmesi ve böylece (eski 248) yeni 1 03... parselin yüzölçümünün 68.385, 01... , (eski 342) yeni 1 03... parselin ise yüzölçümünün 136750, 07... olarak tapuya kayıt ve tesciline...’’ karar verilmiş, karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre bozma gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur.Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları orta foto üzerine işlenmekte, varsa farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip, hatalar giderilmekte; düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; taşınmazın bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, bu yöntemin uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Hükme esasa alınan teknik bilirkişi raporunda tesis kadastrosunda ölçüm, sınır ve teknik olarak hata yapılmadığı, grafiksel olarak çizildiği bildirildiği, ne varki buna rağmen uygulama kadastrosuyla olan çelişkinin giderilmediği bu noktada bilirkişilerden bozma ilamında belirtilen şekilde rapor ve harita alınmadığı, ada raporu ile oluşan çelişkinin tartışılmadığı, Mahkemece, ölçü krokisi, hesap cetveli ve ölçü cetveli dosya arasına getirtilmediği gibi, taşınmazın tesis kadastrosu sırasındaki ve uygulama kadastrosu sırasındaki durumunu net olarak ortaya koymayan, var olduğu söylenen ölçü ve tersimat hatasının neden kaynaklandığını açıklamayan, denetime elverişsiz ve soyut raporlarına itibar edilmiş dosya kapsamında taşınmazda tesis kadastrosu sırasında yol bulunmasına rağmen, uygulama kadastrosu sonrasında sınırın değiştirilme sebebinin araştırılmadığı, yolun nereden geçtiğinin belirlenmediği yukarıdaki ilkere göre yapılan araştırma sonucunda yanlışlık bulunması halinde tesis kadastrosuna dönülmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. Bozma ilamında belirtilen hususları karşılamayan rapora dayalı olarak eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için; Mahkemece, önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle inceleme ve araştırma yapılmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, hükmüne uyulan önceki bozma ilamında belirtilen araştırmalar usulünce yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmeli, değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı da gözönünde bulundurulmalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.