Anahtar kelimeler: Anadolu Yapı Davadan Şti Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ltd Birleşen Sayisi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2155 E., 2024/1055 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/66 E., 2021/32 K.Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ... ve ... Yapı Ltd Şti vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A R Asıl davada özetle; ... ilçesi ... kain 2 82... ve 13 parselleri 1972 yılından beri kullandığını, zilyetliğinin kadastro tutanaklarında belirtildiğini, taşınmazda yer alan mevcut kargir binanın 13 parsele isabet eden kısmına davalı tarafından Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1993/530 Esas ve 1996/52 Karar sayılı dosyasıyla itiraz edildiğini, 13 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescil edilmekle birlikte davalıların zilyetliklerinin tespitine karar verildiğini, dolayısıyla davalı tarafın hakkı bulunmadığının açık olduğunu ancak davalının Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/212 Esas sayılı dosyasında çekişme konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapının yıkımına ilişkin dosyanın davacısı tarafından takip edilmediğini, davalı ... Yapı Malz. Turizm Yatırımı San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/107 Esas sayılı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin dosyanın feragatle sonuçlandığını ancak devam eden süreçte dava konusu taşınmazın davalı ... Yapı Malz. Turizm Yatırımı San. ve Tic. Ltd. Şti adına tapulamasının yapıldığının öğrenildiğini, davalı şirket bakımından koşulların oluşmadığını ileri sürerek, davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil kararı verilmesi talep edilmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/115 Esas sayılı dosyasında özetle; dava konusu 2 82... ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil kararı verilmesi talep edilmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/234 Esas sayılı dosyasında özetle; dava konusu 2 82... ve 13 parsellerde yer alan taşınmazın 1977 yılından beridir kullanıcısı olduğunu ancak davalı ... Yapı Malz. Turz. Yatırımı San. ve Tic. Ltd. Şti. adına yazıldığının öğrenildiğini, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, davalılar adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil kararı verilmesi talep edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları uyarınca çekişme konusu taşınmazların 2510 sayılı Kanun kapsamında dağıtılan yerlerden olduğunu, öncesi 9 ve 12 nolu parseller olan taşınmazların 1983 yılında tapulama çalışmalarında revizyon görerek 16 14... nolu parseller olduğunu, tutanakların kesinleşmediğini, 3763 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 1510 sayılı genelgesi doğrultusunda 12... parseller olmak üzere Hazinesi adına tespitinin yapıldığını, fiili kullanımların beyanlar hanesinde gösterildiği akabinde fiili kullanımların 2016 tarihinde terkin edildiği ve 6292 sayılı Kanun uyarınca davalılar adına devredildiği ancak davacıların kullanımlarının tespit edildiği, birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/234 Esas sayılı dosyasında 28 parsel sayılı taşınmazın da gösterildiği ancak davacı vekilinin bu taşınmaz yönünden uyuşmazlık bulunmadığını beyan ettiği ve bu sebeple belirtilen taşınmaz yönünden hüküm kurulmadığı, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına itibar edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı ... ve ... Yapı Ltd Şti vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ‘’....Asıl ve birleşen dava, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (2/B) maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlara ilişkin hak sahipliğinin tespiti, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir...nizalı taşınmazların Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince davalı kayıt malikleri ... ve ... Yapı...Ltd Şirketine idari yoldan iade ile tescil edildiği, 7. maddenin yalnızca önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına veya akdi halefiyete iadeyi öngördüğü, nitekim tapu kayıtları üzerindeki kullanıcı şerhlerinin de bu nedenle terkin edildiği anlaşılmaktadır.Davaya konu 2 82... ve 13 parsellerin 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince önceki kayıt maliklerine idari yoldan iade edildiği anlaşıldığına göre, idari işlemin iptaline ilişkin bir husus da bildirilmemiş olmakla, davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı-dava tarihi itibariyle kayıt malikleri ... ve ... Yapı Şirketi aleyhine anılan nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Bundan ayrı, dava konusu 2 82... ve 13 parsellerin dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince bedelsiz iade suretiyle Hazine mülkiyetinden çıkmış olduğu anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle kayıt maliki olmayan Hazine'ye yöneltilen asıl ve birleşen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gereklidir.Kabule göre de; birleşen 2017/234 Esas dava dilekçesinde 28 parselden de sözedilmiş; ancak birleşen davacı vekili açıklama dilekçesiyle, talebin yalnız 13 parsele ilişkin olduğunu bildirmiş olduğu halde, 28 parsel malikleri olarak birleşen davacı tarafca ara karar gereği bildirilen gerçek kişilerin davaya dahil edilmesi doğru olmadığı gibi, bir kısım birleşen davaya konu binanın üzerinde bulunduğu belirlenen-dava dışı 12 81... parsele ilişkin hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Yine İlk Derece Mahkemesince Hazine aleyhine açılan davada lehine ve aleyhine hüküm kurulduğu bildirilmemiş olduğu halde, aleyhe yargılama giderleri ve vekalet ücreti yüklenmesi de usul ve kanuna aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı ... ve ... Yapı..Ltd Şti vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı kayıt malikleri aleyhine yöneltilen davanın usulden reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, ..." karar verilmiş ve işbu karar, davacılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.