Haksız gözaltı, tutukluluk ve malvarlığına el koyma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında Yargıtay, eksik araştırma ve inceleme ile eksik manevi tazminat gerekçesiyle hükmü bozdu.
Özet: Haksız gözaltı ve malvarlığına el koyma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında, alt mahkemelerin kısmi kabul ve istinaf başvurularının reddi kararları temyiz incelemesine tabi tutulmuş; Yargıtay, davacının malvarlığına konulan tedbirin geç kaldırılmasına ilişkin talebinin yeterince araştırılmamasını ve manevi tazminat miktarının davacının durumu, olayların niteliği gibi unsurlar gözetilmeden eksik belirlenmesini hukuka aykırı bularak, bu eksik araştırma ve yetersiz manevi tazminat gerekçeleriyle kararın hatalı olduğuna işaret etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/51E., 2021/121 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk ve el koyma nedeniyle 50.000,00TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ıslah talebiyle birlikte 03.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile ihraç sonrasında gözaltına alınan davacının gözaltı ile tahliye tarihleri arasında net asgari ücret üzerinden hesaplanan 2.472,09 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 03.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna,eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, müvekkilinin malvarlığına konulan tedbirin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinden çok sonra kaldırıldığına, sair nedenlere ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, dava şartlarının oluşmadığına, reddedilen miktar bakımından vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/18615 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.10.2016-28.11.2016 tarihleri arasında toplam 57 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 08.02.2017 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair ek karar verildiği ve 27.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve 12.05.2017 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu edilmediği, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1- 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi şu şekildedir; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." Davacının tazminat talebinin aynı zamanda malvarlığına el konulmasına dair tedbirin çok geç kaldırıldığına ilişkin de olduğu gözetilerek , ilgili el koyma ve tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararların dosya arasına alınarak tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, taleple ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.