Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, grup şirketlerinde yönetici asistanının kısmi süreli çalışmasına karşın tam zamanlı çalıştığı, eşit işe eşit ücret ve yan haklardan mahrum bırakıldığı iddiasıyla açtığı kıdem tazminatı ve ücret alacağı davasına ilişkin incelemesi.
9. Hukuk Dairesi         2025/7100 E.  ,  2025/8336 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/539 E., 2025/726 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/458 E., 2021/859 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/80 E.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Grup Şirketlerinden biri olan ... Hizmet ve İşletmecilik AŞ'de 20.10.2014 tarihinde yönetici asistanı olarak çalışmaya başladığını, bir süre sonra ... Şirketler Grubu tarafından değiştirilen organizasyon şeması nedeniyle iş sözleşmesinin diğer grup şirketlerine nakledildiğini, 09.12.2015 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davacının tüm çalışma döneminde bağlı olduğu yöneticisinin, çalıştığı işyerinin ve yaptığı işin konusunun değişmediğini, çalışmasının kesintisiz olduğunu, davacının iş sözleşmesinin başlangıcından itibaren part-time (kısmi süreli) çalışacağı düzenlenmiş ise de tüm çalışmalarının full-time olarak gerçekleştiğini, ancak part-time işçi ücreti ödendiğini, aynı görevi ifa eden ve aynı şirketler grubunda çalışan diğer emsal çalışanların 4.000,00-4.500,00 TL arası bir ücret alırken davacının 1.500,00 TL ücret ile çalışmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, keza davacı ile aynı görevi ifa eden ve aynı Şirketler grubunda çalışan diğer çalışanların ... alışveriş çeki, giyim ücreti çeki ve sair yan haklardan yararlandırılırken davacının bu haklardan mahrum bırakıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, eksik ödenen ücret alacağı ve yan haklarına karşılık gelen ücret alacağının davalı ... İletişim Hizmetleri AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarını tekrarlayarak aynı alacak kalemlerinin davalılar ... Hizmet ve İşletmecilik AŞ ile ... İletişim Hizmetleri AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... AŞ vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde belirli ve kismi süreli olarak 01.05.2015-30.09.2015 tarihleri arasında 5 ay süre ile çalıştığını, alacaklarının kendisine eksiksiz olarak ödendiğini, davacının asistan olarak belirli süreli ve part-time çalışma esası ile çalıştığını, davalı Şirketteki çalışması sonrasında ... İletişim Hizmetleri AŞ'ye geçtiğini, 30.09.2015 tarihi itibarıyla davalı Şirket ile hiçbir bağlantısı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... AŞ vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde belirli ve kısmi süreli olarak 01.10.2015-09.12.2015 tarihleri arasında çalıştığını, alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının 3 ayrı Şirkette olan çalışmasının kesintisiz olduğu iddiası ile fark kıdem tazminatı, fark ücret alacağı ve yan haklar alacağı taleplerinin mesnetsiz olduğunu, davacının kısmi süreli çalışmasına duyulan ihtiyacın öngörülen süreden önce sona ermesi nedeniyle karşılıklı olarak anlaşmak sureti ile 09.12.2015 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdiğini ve sonuçlarına ilişkin protokol yapıldığını, 09.12.2015 tarihli protokolün 1. maddesi ile davacıya belirli süreli iş sözleşmesinin kalan süresine ait bakiye süre ücreti olarak 12.613.33 TL ve ayrıca belirli süreli iş sözleşmesinin sonlanacağı tarih dikkate alınarak hesaplanan 5.235.00 TL kıdem tazminatı ödenmesi konusunda mutabık kalındığını ve ödendiğini, davacının davalıdan hiçbir alacağı kalmadığını savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... Hizmet ve İşletmecilik AŞ vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde belirli ve kısmi süreli olarak 20.10.2014-01.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını, alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının alacak taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının 20.10.2014-09.12.2015 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, kıdem tazminatına mahsuben yapılan 5.235,00 TL mahsup edildikten sonra davacının bakiye kıdem tazminatı bulunmadığı, davacı ile aynı görevi ifa eden ve aynı Şirketler grubunda çalışan diğer emsal çalışanların ... alışveriş çeki, giyim ücreti çeki ve sair yan haklardan yararlandırılmasına rağmen davacının bu haklardan mahrum bırakıldığı, emsal (tam zamanlı çalışan) işçi ücretlerini gösterir ücret bordroları nazara alındığında davacının yan haklar alacağına hak kazandığı, yine emsal çalışanların bordroları incelendiğinde davacının ücret farkı alacağına hak kazandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; celp edilen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tescil belgeleri, davacıya ait ücret bordrolarındaki Şirket başlıkları, davalı Şirket adresleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının aralarında organik bağ bulunan davalı Şirketler tarafından birlikte istihdam edildiği anlaşıldığından işçilik alacaklarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna ilişkin kabulün yerinde olduğu, SGK hizmet kaydına ve bordrolara göre davacı hakkında kısmi çalışma değil, tam süreli bildirim yapıldığı, SGK hizmet dökümünde kısmi çalışanlara özgü (06) kodunun bulunmadığı, 30 gün üzerinden işlem yapıldığı, davacının part-time çalışan olmadığı, davacıya kısmi süreli çalışanlara özgü ücret ödendiğinden davalı tarafından sunulan emsal çalışan bordrolarına göre tespit edilen fark ücret ve yan haklar alacağı kabulünün isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davalıların tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, ancak kamu düzenine ilişkin yapılan değerlendirmede, birleşen dava yönünden arabuluculuk ücretinin haksız çıkan taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına karar verilmemesinin kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun dava şartı arabuluculuk ücreti yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Şirketler arasında organik bağ değerlendirmesi ile davacının birlikte istihdamı kabulünün hukuka aykırı olduğunu ve müvekkili Şirketlerin müteselsil sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini,
2. Davacının tam süreli değil, kısmı süreli çalışan olduğunu, kararda SGK kayıtlarına göre davacının tam süreli çalıştığı kabul edilmişse de, davacının fiilî çalışma düzeninin yazılı delillerle ispatlandığını, SGK bildiriminin 30 gün üzerinden yapılmasının tek başına, fiilen tam süreli çalışmayı göstermediğini, kararda SGK bildiriminin şekli verisine dayanılarak fiilî çalışma saatlerinin göz ardı edildiğini, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının tam süreli çalışan işçi olup olmadığı, davalılar arasındaki hukuki ilişki ve birlikte istihdam ile dava konusu alacaklardan davalıların sorumluluğu hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.