12. Ceza Dairesi, sahte belge düzenleme suçundan verilen hapis cezası kararını, sanığın savunmaları ve delil yetersizliği nedeniyle eksik soruşturma gerekçesiyle bozarak yeniden inceleme yapılmasına hükmetmiştir.
Özet: Sahte belge düzenleme suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararları istinaf ve temyiz süreçlerinden geçtikten sonra, Yargıtay, sanığın savunmaları ve dosyadaki diğer çelişkili beyanlar nedeniyle maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti amacıyla, sahte faturaların sanığa gösterilerek imza incelemesi yapılması, bu faturaları kullanan mükelleflerin tanık sıfatıyla dinlenmesi ve ilgili şirket yetkilisi hakkındaki kamu davasının akıbetinin araştırılması gibi eksikliklerin giderilmesi için hükmün bozulmasına karar vermiştir.
12. Ceza Dairesi         2025/3631 E.  ,  2025/8261 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2126 E., 2024/471 K.
SUÇ : Sahte belge Düzenleme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2010,2011,20 12... takvim yılında sahte belge düzenleme suçlarından 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43. ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde lehe kanun uygulaması amacıyla başkaca yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine ilk derece mahkemesinde sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte belge düzenleme suçu yönünden zamanaşımı nedeniyle düşmesine, 2011, 20 12... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43. ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan incelemede istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; firma ile ilgisi olmadığı, ek savunmalarla beraber dosyayı temyiz etmek istemesi, dosyanın detaylı olarak incelenmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, bozma üzerine, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ..... Tic. Ltd. Şti.'nin şirketi hakkında yapılan incelemede 2010, 2011, 20 12... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suretiyle vergi kaçırıldığının tespit edildiği, şirketin resmi yetkilileri hakkında gerekli işlemlerin yapıldığı ancak hukuken şirket üzerinde yetkisi olmamasına rağmen mezkur takvim yıllarında sanığın sahte fatura düzenlediği, şirketin resmi yetkililerinin beyanları, hazırlık aşamasında tanzim edilen Vergi İnceleme raporu, Vergi Tekniği raporu, Vergi Suçu raporu ve bilirkişi raporlarından sabit olduğu üzeri sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeden 2011, 20 12... takvim yılları için mahkumiyet; 2010 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1.Sanığın savunmasında; atılı suçları kabul etmediğini beyan etmesi ve dosya kapsamında beyanı alınan şirket yetkilisi ....ın kendisini ... ve ... isimli şahısların dolandırdığını, ... isimli şahsın kendisini kandırarak Ankara'ya birlikte gitmelerini, emekli olabileceğini söylediği, dosya kapsamında beyanı alınan diğer tanıkların da sanığı teşhis edememelerinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
a) Fatura asıllarının sanığa gösterilerek üzerindeki imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, ait olmadığını söylemesi halinde belgeler üzerindeki imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırılması,
b)Söz konusu faturaları kullanan mükelleflerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağırılarak 5271 sayılı Kanun'un 48'inci maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra beyanlarına başvurulması, faturaları kimden, hangi ticari ilişki karşılığında aldıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
c)Şirket yekilisi olan ... hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, kesinleşmiş ise kararın bir örneğinin dosya içerisine alınması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanlış gerekçe ile hüküm kurulması,
2.Hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK 53 hükümlerinin uygulanmaması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.