Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle talep edilen maddi manevi tazminatta, ihraç sonrası kazanç kaybı hesaplamasına ilişkin istinaf ve temyiz başvurularının düzeltilerek reddi kararı.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat talebi, bölge adliye mahkemesince, özellikle kamudan ihraç edilen davacının maddi tazminatının vasıfsız işçi asgari ücreti üzerinden hesaplanmasıyla düzeltilerek esastan reddedilmiş; davalı vekilinin temyiz sınırı altında kalan tazminat miktarı nedeniyle başvurusu reddedilirken, davacı vekilinin tazminat miktarının yetersiz olduğu yönündeki temyiz itirazları, tespit edilen bir miktar hesaplama hatası davacı lehine olsa dahi hükmün bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/4326 E.  ,  2025/8242 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde davacı vekili bakımından 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, davalı vekili bakımından hükmün kesin nitelikte olduğu tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.382,87 TL maddi ve 8500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ie hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığına, beraat edilen dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/1 04... /316 Karar sayılı ceza dosyası ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgüte üye olma suçundan 27.07.2016- 20.10.2016 tarihleri arasında 85 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 17.10.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı-tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kamu görevlisi olarak çalışan davacının tutuklu iken 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiği, maddi kaybının 01/09/2016 ile tahliye edildiği 20/10/2016 tarihleri arasındaki dönem için vasıfsız bir işçi gibi kabul edilerek net asgari ücret üzerinden hesaplanan 2.168,30-TL maddi tazminat ve maddi tazminatın faiz başlangıcının davacının görevinden ihraç tarihi olan 01/09/2016 olması gerektiğinden bahisle hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarı ile faiz başlangıcının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630 TL olması, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 10.668,30 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği,, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
01.09.2016 tarihinde tutuklu iken kamu görevinden çıkarılan davacının son maaşını ağustos 2016 'da aldığı, son maaşının 15.08.2016- 15.09.2016 arasındaki süreleri kapsadığı davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.09.2016 ile tahliye tarihi olan 20.10.2016 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''1.491,24 TL'' yerine bu miktarın üzerinde kalacak şekilde hesaplanması suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2- 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1.600 TL-8200 TL aralığında olması gerekirken davacı aleyhine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.