Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını oy birliğiyle onarken, sanığın ifade özgürlüğü savunmasını ve savcılığın bozma talebini reddetti.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkum edilen sanık hakkında, Bölge Adliye Mahkemesince aleniyet ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilen daha ağır ceza kararının, sanığın ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri olduğunu ileri sürdüğü temyiz başvurusu ile Cumhuriyet savcısının cezanın alt sınırdan uzaklaşarak artırılması gerektiği yönündeki temyiz talebi, yapılan inceleme sonucunda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle oy birliğiyle reddedilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. Ceza Dairesi         2025/9765 E.  ,  2025/19646 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/110 E., 2022/64 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince karar kaldırılıp aleniyet ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak daha ağır cezaya karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; ifade özgürlüğü kapsamındaki paylaşımlarının hakaret değil eleştiri olarak değerlendirilmesi gerektiğine,
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım uygulanırken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca yapılan arttırım oranı bakımından Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nin takdiri yerinde görülüp, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık savunmaları, suça konu paylaşımların ekran görüntüleri ile tüm dosya kapsamı uyarınca Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.12.2025 tarihinde karar verildi.