Sigortasız çalışan marangozun makinede yaralanmasıyla sonuçlanan iş kazasının tespiti ve SGKnın sonradan kabulüne rağmen vekalet ücreti sorumluluğuna itirazı.
Özet: Sigortasız çalışan bir marangozun 2018 yılında geçirdiği makine kazasının iş kazası olarak tespiti talebiyle açılan davada, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) başlangıçta sigorta kaydı olmaması nedeniyle başvuruyu reddetse de, ceza davası bilirkişi raporu ve yargılama sürecinde kendi denetmen raporuyla olayı iş kazası olarak kabul etmiştir; SGKnın temyiz talebi ise, geç de olsa iş kazası tespitini kendi raporuyla yapmış olması nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden muaf tutulması gerektiği yönündedir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3306 E., 2024/3140 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş MahkemesiSAYISI : 2022/425 E., 2024/192 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, müvekkilinin marangoz ustası olarak sigortasız çalıştığı sırada 26.02.2018 günü saat 14:30 sıralarında işverenin tadilat işini üstlendiği .. ili .. İlçesi .. Mahallesi'nde bulunan .. .. Saray isimli otel içerisinde iş kazası meydana geldiğini, mobilya işi yaptığı sırada makine ile tahta keserken makinenin davacının elini kaptığını, sağ el baş parmağı ile işaret parmağının bir kısmının makinede kesildiğini, ayrıca makinede siperliğin bulunmaması nedeni ile sıçrayan tahta parçası müvekkilinin çenesine çarpması sonucu yüzünden de yaralandığını, davacının kaza sonucunda parmaklarının ağır derecede hasar gördüğünü ve hastaneye kaldırıldığını, bu yolla iş gücü kaybına uğrayarak tedavi süreci boyunca çalışamaz duruma geldiğini, kazanın olduğu gün emniyete bildirildiğini ve şikayetçi olunduğunu, ayrıca SGK'ya da başvuruda bulunulduğunu, Kurum tarafından yapılan inceleme sonunda hazırlanan raporda kaza ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığının belirtildiği, Antalya 6. İş Mahkemesi'nin 2018/618 Esas no.lu dosyasında iş kazası tespit davası açılması için kendilerine süre verildiğini, bu bağlamda Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/506 Esas nolu dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirket yetkilisi ... .'nın iş kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacının davalı şirket nezdinde işçi olarak çalışmakta olduğu tespit edilip rapor düzenlendiğini beyanla; davacının 26.02.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum sigortalılarından ... 'ın 26.02.2018 tarihinde geçirdiğini iddia ettiği iş kazasına ilişkin 19.03.20 18... 71 sayı ile davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili Kurum tarafindan iş kazası tahkikat işlemlerinin başlatıldığını, bahse konu kaza tarihinde sigortalı çalışmasının olmaması sebebi ile durumun müvekkili Kurum denetmenlerine iletildiğini, yapılan inceleme neticesinde 03.12.20 19... /MA/085 sayılı denetmen raporu sonucu sigortalı tescilinin tespit edilemediği yönünde karar verildiğinden 07.01.20 20... 40 sayılı yazı ile iş kazası talebinin reddi yönünde karar verildiğini, ayrıca davalının öncelikli olarak hizmet tespitinin yapılması ve davalının iş yerinde çalıştığının ispatının gerektiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-)Davalı SGK yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-)Davalı .. Mobilya Orman Ürünleri İnş. Tekstil Turizm ve Tic. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın kabulü ile davacının davalı şirkete ait .. .. sicil numaralı iş yerinde 26.02.2018 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,2-Davanın kabulü ile3-Davacının davalı şirkete ait .. .. sicil numaralı iş yerinde 26.02.2018 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespitine," karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, davacının 2018 yılındaki başvurusu üzerine 2022 yılında karar verildiğini, davacının öncelikle hizmet tespiti gerektiğinden Kurum işlemlerinin zaman aldığını ancak makul sürede sonuçlandırılması nedeni ile Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini kararın bozulmasını talep etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 26.02.2018 günü meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.1.Davalı Kurum tarafından dava açıldıktan sonra 21.02.20 22... -...sayılı denetmen raporunda, davacının 26.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası sayılmasına karar verilmiştir. 2. İş kazası tespiti davaları bakımından davalı sıfatı ile SGK ve işveren şekli anlamda mecburi dava arkadaşları olarak yer almaktadır. Bilindiği gibi gerek mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gerekse 25.10.2017 yürürlük tarihli 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda ihtiyari ya da mecburi dava arkadaşlığına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak her iki Kanunda da hüküm bulunmayan hâllerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) ilgili hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. 3. 6100 sayılı HMK’nın 58. maddesinde, ihtiyari dava arkadaşlığında davaların birbirinden bağımsız olduğu, dava arkadaşlarından her birinin diğerinden bağımsız olarak hareket edeceği; 59. maddesinde ise mecburi dava arkadaşlığının, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde söz konusu olacağı; 60. maddesinde ise mecburi dava arkadaşlarının ancak birlikte dava açabilecekleri veya aleyhlerine birlikte dava açılabileceği düzenlenmiştir. Kanunlar, maddi hukuk bakımından bir gereklilik olmamasına karşılık gerçeğin ortaya çıkarılmasını ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru bir şekilde karara bağlanmasını gerekli gördüğü bazı durumlarda dava arkadaşlığını mecburi görmüştür. Maddi hukuktan kaynaklanmayan ve ancak kanundaki hüküm nedeni ile zorunlu olan bu dava arkadaşlığına şekli mecburi dava arkadaşlığı denir. (Yılmaz, Ejder, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2.B,2013, s.598) şekli mecburi dava arkadaşlığında mahkeme dava arkadaşları bakımından aynı yönde karar vermek zorunda değildir, dava arkadaşları arasında farklı sonuca varabilir. (Yılmaz, s. 605) Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda iş kazası tespiti davaları yönünden davalı Kurum ile işverenin dava arkadaşlığı şekli anlamda mecburi dava arkadaşlığı olarak kabul edilmektedir. 4. Bazı hallerde somut olayda olduğu gibi dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir. Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde Mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.5. Mahkemenin konusuz kalma nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı maddi hukuka ilişkin bir tespit hükmü niteliğindedir. Zira söz konusu karar ile mahkeme artık davanın tarafları yönünden davanın esası hakkında karar verilmesinde hiçbir hukuki yararın bulunmadığını tespit etmektedir. Davanın konusuz kalması halinde aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayalı olarak aynı konuda yeni bir dava açılamaz. Aksi takdirde taraflar yönünden kesin hüküm söz konusu olur. 6. Ancak Kurumun tek taraflı işlemi ile iş kazası tespitine karar verilmesi halinde davanın konusuz kalması durumunda mahkemece kesin hüküm niteliğinde bir karar verilmesi nedeni ile diğer davalı işverenin hukuki durumunun değerlendirilmesi gereklidir.7.Somut dosyada, davanın davalı işveren ve SGK'ya yöneltildiği, davalılar arasında şekli anlamda mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu tespit edilmektedir. İlk Derece Mahkemesinin dava açıldıktan sonra Kurum tarafından tespit yapılması nedeni ile Kurum yönünden davanın konusuz kaldığına, davalı işveren yönünden tespit hükmü kurulmasına yönelik kararı yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesinin davalılar hakkında tek bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak her iki davalı bakımından tespit kararı vermesi isabetsiz görülmüştür. Nitekim davanın konusuz kalabilmesi için davadan sonra ortaya çıkan bir olay nedeni ile dava konusu hak ve borcun ortadan kalkması ve davanın esası hakkında yargılama yapılıp hüküm tesisinde taraflardan hiçbirinin hukuki yararının kalmaması gerekir. Davanın konusuz kalıp kalmadığı maddi hukuk kurallarına göre belirlenir ve dava konusu hak ve borç bakımından davanın tarafları arasında kesin hüküm teşkil eder. Bu şart somut olayda davalı Kurum yönünden gerçekleşmiştir ancak davalı gerçek kişi işveren yönünden davanın ortadan kaldırılmasını gerektiren bir durum bulunmamakta olup onun hakkında ayrıca esasa ilişkin hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Somut olayda taraflar arasındaki dava arkadaşlığı şekli anlamda mecburi dava arkadaşı olup her bir davalı yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması mümkün olup bu usuli gerekliliğe uyulmamıştır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma sebebine göre davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.