İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, çevrimiçi platformdaki satıcı iş ortaklığı ve ilan sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına yönelik icra takibi itirazının iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının, taraflar arasındaki satıcı iş ortaklığı ve ilan sözleşmesinden doğan 185.899,90 TL tutarındaki cari hesap alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile takibin devamını sağlamak amacıyla açılmıştır; davalının cevap dilekçesi sunmamasına ve itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde açıldığının tespitine rağmen, mahkeme alacağın varlığını, miktarını ve ödenip ödenmediğini belirlemek üzere ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/313 EsasKARAR NO : 2026/5DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/05/2024KARAR TARİHİ : 06/01/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi akdedildiğini, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulunun bu sözleşmeyi elektronik ortamda onaylamış olmaları olduğunu, sözleşme uyarınca davalıya ait ürünlerin ... alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulduğunu, davalı tarafın cari hesabının 185.899,90-TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutarın kararlaştırılan vade tarihinde ödenmediğini, yapılan görüşmelerden de olumlu netice elde edilemediğini, davalı aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, alacağın likit olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli itiraz nedeniyle davalının 420'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.Toplanan Deliller:... 3. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin BA/BS kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2022 yılına ait BA/BS kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin işe başlama ve işi terkine ilişkin bilgi ve belgeler, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat yazısı doğrultusunda bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14/02/2025 tarihli bilirkişi raporu, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25/08/2025 tarihli birleştirici mahiyette bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Dava, taraflar arasında akdedilen satıcı iş ortaklığı ve ilan sözleşmesi uyarınca oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 17.05.2022 tarihinde, 185.899,90-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap alacağı şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 13.06.2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 17.06.2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 20.05.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, kayıtların muhasebe usul ve esaslarına uygun yapılıp yapılmadığı, HMK. 222. md. kapsamında sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen cari hesap alacağının davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, cari hesaba ve faturalara konu malın/hizmetin davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, varsa tutarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, davalının borç ödemede temerrüdü olup olmadığı, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen talimat ve esas rapor ile, davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tasdik edildiği, lehine delil niteliği taşıdığı, davacı defter kayıtlarında, davalı nezdinde yapılan işlemler sonucu takip tarihi itibariyle 185.899,90-TL bakiye alacağın bulunduğu, bu tutarın davacı lehine kayıtlı ve davalıya yansıtılmış cari hesap alacağı olduğu, tasfiye halindeki davalı şirketin defter ve belgelerine fiilen ulaşılamadığı, ancak ...Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil kayıtlarından yapılan incelemede, 2022 yılı Form Ba verilerinde davacıdan 79 adet belge karşılığı 236.990,21-TL tutarında mal/hizmet alındığı, ayrıca 2022 kurumlar vergisi beyannamesinde “Ticari Borçlar” hesabında 273.760,00-TL borç bulunduğu, bu verilerin, davacının alacak iddiasını destekler nitelikte olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 185.899,90-TL alacaklı olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafından sunulan defterlerin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 185.899,90-TL alacaklı olduğu, nitekim defterlerini sunmaktan imtina etse dahi vergi dairesindeki formlarda bildirimlerin yapıldığı, bu hususun konu edilen malın teslim edildiğine veya hizmetin verildiğine karine teşkil edeceği, davalı tarafından ücretin ödendiğine dair delil sunulmadığı, bu açıdan davacı toplanan delillerin davacı iddialarını doğrular nitelikte olduğu görülmekle bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak itirazın iptali gerektiği değerlendirilmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,Davanın KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen .... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 185.899,90-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (185.899,90-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 37.179,98-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Asıl alacak olan 185.899,90-TL'ye takip tarihi olan 17.05.2022 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,4-Kabul edilen dava değeri (185.899,90-TL) üzerinden alınması gereken 12.698,82-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.245,21-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.453,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.245,21-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 882,00-TL posta ve tebligat gideri ve 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.882,00-TL yargılama giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/01/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır