Yargıtay 7. Ceza Dairesinden 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararının, mükerrirlere özgü infaz rejiminin adli para cezalarına uygulanamayacağı gerekçesiyle hapis cezasına tahsis edilerek düzeltilerek onanması.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet ve eşya müsaderesi kararının temyiz incelemesinde, idarenin suçta kullanılan nakil araçlarının müsaderesine ilişkin talebi iddianamede yer almadığı gerekçesiyle kapsam dışı bırakılırken; sanık hakkında usul ve yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58. maddesindeki mükerrirlere özgü infaz rejiminin adli para cezalarına uygulanamayacağı, sadece hapis cezasına tatbik edilebileceği hukuka aykırılığı tespit edilerek, Yargıtay tarafından hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/2331 E.  ,  2025/14523 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/308 E., 2024/996 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî düzelterek onama
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil araçlarının müsaderesi talebine yönelik olduğu anlaşılmakla katılan kurum vekili temyizi bakımından buna hasren inceleme yapılmış olup; iddianamelerde talep bulunmadığı gibi Mahkemece bu hususta bir karar da verilmediği gözetilerek katılan ... İdaresi vekilinin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil araçlarına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinden 16.11.2014 tarihinin gerekçeli karar başlığında 13.11.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasına ilişkin fıkrasındaki "... cezanın TCK'nın 58. Maddesi gereğince MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE," ibaresinde yer alan "cezanın" ifadesi hükümden çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.