5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, sanığın eylemlerinin zincirleme suç olup olmadığının değerlendirilmemesi ve velayet ile müsadere hataları nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yargıtay, bir kaçakçılık davasında verilen mahkumiyet ve müsadere kararını bozmuş; gerekçesinde ise mahkemenin sanığın eylemlerinin TCK 43. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturup oluşturmadığını, benzer bir dosya ile birleştirilerek değerlendirilmesi gerektiğini gözetmemesini, hapis cezası ertelenen sanık hakkında velayet yetkisi kısıtlaması yapılmasını, kaçak sigara müsaderesinde yanlış kanun maddesi uygulanmasını ve suç tarihinin gerekçeli kararda hatalı gösterilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/4632 E.  ,  2025/14045 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/333 E. , 2021/1307 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini
bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 31.03.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Kahramanmaraş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/425 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 05.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.01.2015 olduğu,
Mevcut dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerini 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1.5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezası ertelenen sanık hakkında kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkilerinin kısıtlanamayacağı gözetilmeden bu yetkilerin kısıtlanması,
2.Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1.maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi,
3.Suç tarihinin dosya arasında bulunan evraklardan 20.11.2014 olduğunun anlaşılması karşısında, gerekçeli karar başlığında 18.11.2014 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.