Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan mahkûmiyet kararındaki TCK 53/3 hak yoksunluğu, CMK 232/6 ihtar ve yargılama gideri aykırılıklarını düzelterek onadı.
Özet: Sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkumiyetine ve kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin yerel mahkeme hükmü, genel olarak usul ve esas yönünden doğru bulunsa da, Türk Ceza Kanununun 53/3 maddesindeki hak yoksunluğu uygulamasında erteleme durumunda altsoy üzerindeki velayet yetkileri, 51/8 maddesindeki ihtaratın uygulama maddesinin belirtilmesi ve sanık lehine olan önceki bozma sonrası yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline dair hukuka aykırılıklar tespit edilerek Yargıtay tarafından düzeltilmiş ve bu değişikliklerle birlikte oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/886 E., 2022/628 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) maddesinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu'nun 51/8. fıkrasında yer alan ihtarata yer verildiği halde uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,3.Kanun iadesinin sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün B - 9 numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak yerine "24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi ile B) fıkrasının (16) numaralı bendinin başına ise "5237 sayılı Kanun'un 51/8. fıkrası uyarınca" ibaresinin eklenmesi, hükmün C) fıkrasının 5. numaralı bendinde yer alan "yargılama gideri ile bozma sonrası yapılan 257,1 TL olmak üzere toplam 437,03 TL" ibaresinin çıkartılarak sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.