İşverenin kayıtdışı çalıştırdığı iddia edilen işçinin işyerinde soba patlamasıyla ağır yaralanması sonrası iş kazası tespiti talebiyle açılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalıya ait işyerinde sigortasız olarak çalıştığını ve 08.03.2017 tarihinde soba patlaması sonucu ağır yaralanmalı iş kazası geçirdiğini iddia ederek kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiş; SGKdan sigortasızlık nedeniyle ödenek alamadığını ve işveren hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı bulunduğunu belirtmişken, davalı ise davacının kendi işyerinde çalışmadığını, sadece iş başvurusunda bulunduğunu, olayın kendi işyerinde gerçekleşmediğini veya nerede yaşandığının bilinmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/5955 E.  ,  2025/11498 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1655 E., 2025/249 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/131 E., 2023/163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’nun davalı ...’nın işlettiği ... unvanlı ..... Karoser-Konteyner İmalatı adındaki ticari işletmede boya ve kaynak işi elemanı olarak çalıştığı, davacının 01.12.2016 tarihinde işe başladığı, iş kazası geçirdiği 08.03.2017 tarihine kadar çalıştığı, ancak çalıştığı süreler boyunca SGK işe giriş bildiriminin yapılmadığı ve sigorta primlerinin yatırılmadığı, davacının 08.03.2017 tarihinde işyerinde çalıştığı sırada işyerinde işveren ve çalışanlar tarafından ısınmak için kullanılan sobayı yakması esnasında sobanın patlaması sonucu ağır derecede yanarak iş kazası geçirdiği, bu kazanın işverence ilgili Kuruma bildirilmediği ve davacıya de hastanede ifade verirken söylememesi için baskı yapıldığı, ancak davacının hastane kayıtlarında ve polis ifadesinde olayın iş kazası olduğunu belirttiği, davacıya geçici/sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanması için Kuruma başvurulduğu ancak davacıya tebliğ edilen denetmen raporunda “başvuru ile ilgili yapılacak bir işlem olmadığının, söz konusu kazanın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için işyerinde sigortalı olunması gerektiğinin, sigortalılığın tespit edilememesi nedeniyle yapılacak bir işlem olmadığının, iş Mahkemelerine başvurulabileceğinin” bildirildiği, taksirle yaralamadan sanık olarak yargılanan davalı işverenin Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nce cezalandırılmasına karar verildiği, davacının davalı işyerindeki çalışması hakkında açılan ceza davasında verilmiş olan kararın kesinleştiği, hususları belirtilmiş ve davacının davalı işveren nezdindeki çalışması sırasında 08.03.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitinin yapılması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı davalıya ait işyerinde çalışmış olduğunun iddiasıyla işbu davayı ikame ettiğini, davacının iddia etmiş olduğu çalışma süreleri gerçeği yansıtmamakla birlikte, davalının iş yerinde çalışmadığını, Şöyle ki; davacı davalının yanına sürekli işe alınmak amacıyla geldiğini, fakat davalının davacının niteliğinde bir işçiye ihtiyacının olmamasından ötürü bu iş başvurularını reddettiğini, netice itibariyle de davacı davalının ısrarla iş başvurularının reddine istinaden iş bu davayı husumet güderek açtığını, davacının kötü niyetli olduğunu bahsedilen şekilde süreli çalışması kesinlikle olmamakla birlikte, yaşadığı elim olayla da müvekkilinin ve davalının şirketinin hiç bir alakası olmadığını, sürekli iş başvuruları sırasında denk gelen bir tarihte davacı zan altında bıraktığını, yaşanan elim kaza sırasında davalının işyerine uğrayıp uğramadığının dahi meçhul olduğunu, davacının ise 01.12.20 16... .03.2017 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortaya bildirilmediğini iddia etmekte olduğunu, davacının, davalının şirketi olan .... Karoser-Konteyner imalatında boya ve kaynak elemanı olarak çalıştığını iddia ettiğini, ancak davacının davalının yanında boya ve kaynak elemanı olarak hiç çalışmadığını, hatta boya ve kaynak elemanı olarak çalışan bir kişinin tinerin ne kadar yanıcı ve patlamaya elverişli bir madde olduğunu bilmesi gerektiğini, davacının nerede ve nasıl yandığını bilen ve gören olmadığını, davacının çalışma usulünün davalı tarafından; İhtiyaç olduğunda davacı oradaki her esnafa gidip yevmiye usulü çalışıp yardımcı olmakta olduğunu, davacının sanayide neredeyse her dükkanda yevmiye ile saatlik çalışan bir kişi olduğunu, ancak bu şekilde dahi davalının yanında çalışmadığını, davacının yaşamış olduğu elim kazanın tam olarak nerede yaşandığı davalı tarafından bilinmediğini, çünkü davalı ve çevresi tarafından bu yaşanan olayın bilinmesinin mümkün olmadığını, yaşanan olayı gören kimsenin olmadığını olayın nerede gerçekleştiğinin tespiti mümkün olmamakla birlikte, davacı yanın lehine SGK denetiminde ifade veren ...'in de olayı görmediği ve sadece duyduğu ifadelerinden net olarak anlaşıldığını, yaşanan olay işyerinde yaşanmış olsa bile davalı ...'nın, iş yerinde alınması gereken bütün kuralları işveren olarak aldığını, her ne kadar tanık olarak adlandırılan ..., 18.03.2017 tarihli Bilgi Alma Tutanağında;'' .... isimli şahsı tanırım. Bu şahısla daha önce .... OSB 1203 Sok. No:105 sayılı adreste faaliyet gösteren ... Karoser isimli iş yerinde birlikte 1 ay çalıştık. Ben bu iş yerinden rahatsızlığım nedeniyle 11.02.2017 tarihinde ayrıldım.'' dediğini, Ancak ...'in vermiş olduğu ifade de 1 ay beraber çalıştığını ve sonrasında 11.02.2017 tarihinde işten ayrıldığını beyan ettiğini,. ...'in ifadesi ile davacı yanın çalışma tarihlerinin zaten çeliştiğini, dolayısıyla davacının eldeki hizmet tespit davasında iddia ettiği dönemin davalı yönünden bir ilgisi bulunmadığını davalının şirketinde yaşanmış olan bir iş kazası olmadığı gibi, maluliyetin belirlenmesini ve bu maluliyetin davalının şirketinden kaynaklı olduğunun tespiti mümkün olmamakla birlikte haksız ikame edilen davanın reddini talep etmiştir.
SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Denetmenliğince düzenlenen 2017-400244-086 sayılı İnceleme Raporunda, inceleme konusu işyerinden 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının a.bendi uyarınca sigortalılığının sağlanması yönünde bir tespit yapılamadığını, bu itibarla ...'nun 08.03.2017 tarihinde hizmet tespitinin yapılamamış olması nedeni ile iş kazası yönünden herhangi bir işlem başlatılamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 08.03.2017 tarihinde yaralanması ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.