Yüksek mahkeme tarafından, işçinin işveren tarafından bildirilmemiş hizmet tespit davasında, bilirkişi raporuna ve fotokopi delillerine yapılan itirazlara rağmen Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacının 01.08.2016-01.08.2017 dönemindeki hizmetlerinin tespitine yönelik açtığı davada, davalı işverenin bu dönemi inkar etmesine ve feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumunun itirazlarına rağmen ilk derece mahkemesinin davacı lehine verdiği kararın, bölge adliye mahkemesince istinafın esastan reddedilerek onanması üzerine, feri müdahilin bilirkişi raporunun fotokopiye dayalı olduğu ve tanık beyanlarının yetersizliği iddialarıyla yaptığı temyizin Yargıtay tarafından reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunmasıyla uyuşmazlığın kesinleştiği hukuki bir belgedir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1038 E., 2024/1375 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş MahkemesiSAYISI : 2018/187 E., 2021/349 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.08.2016-01.08.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna işveren tarafından bildirilmediğini belirterek müvekkilinin yukarıdaki tarihler arasında davalı işyerinde hizmet akdiyle ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe başlangıç tarihinin 27.09.2017 tarihinde işe başladığını, yaklaşık 5 ay süren çalışmasından sonra müvekkil şirketine karşı güven sarsıcı davranışlarda bulunması nedeniyle 18.02.2018 tarihinde işten çıkartıldığını, davacı tarafın ısrarla tekrar çalışmak istediğini beyan etmesi üzerine 12.03.2018 tarihinde müvekkilce işe alındığını, ancak davacı tarafın işyerindeki disiplinsiz davranışları, işverene haber dahi vermeden günlerce işe gelmemesi ve işverenin talimatlarına uygun hareket etmemesi nedeniyle 07.04.2018 tarihinde işten çıkartılarak işten çıkışının ilgili kuruma bildirildiğini, davacının söz konusu şirkette çalıştığı dönemlerde dahi şirketin genel muhasebecisi ile iletişime geçtiğini, banka borçları nedeniyle maaşına zarar gelmemesi adına işverenden habersiz bir çok kez sigorta çıkışını yaptırmak istediğini, maaşının banka hesabına yatırılmamasının da aynı sebepten ileri geldiğini belirterek davanın reddini istemektedir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 27.9.2017-18.10.2018 çalışmalarının Kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının ... sicil numaralı davalı işyerinde 01.08.2016-01.08.2017 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriFeri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasının doğru olmadığını, tanıkları dinleyen, ifadeleri samimi olup olmadığını bilen Mahkeme Hakimi iken, tanık beyanlarının takdirini bilirkişinin yaptığını, hüküm her ne kadar grafolojik inceleme neticesine ve 02.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna dayandırılmış ise de fotokopilerin, yazı ve imza incelemesine esas teşkil edemeyeceğine dair 05.04.2021 tarihinde yazılı itirazda bulunulduğunu, 02.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda fotokopilerin delil olarak kabul edildiğini, fotokopiler üzerinden grafolojik inceleme yapılamayacağına dair itirazları tekrar ettiklerini, davacı, işyerinde çalıştığına dair tanık dışında bir delil sunmadığını, hizmet akdinin unsurlarından ücret, zaman ve bağımlılık unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda araştırma yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespit istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.