Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde maluliyet raporu ve dava şartı itirazının temyiz incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalıdan talep ettiği toplam 360.000 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin davada, uyuşmazlık hakem heyetinin başvuru eksikliği nedeniyle usulden ret kararı vermesine rağmen, itiraz hakem heyetinin maluliyet raporunun uygun olduğunu kabul edip işin esasına girerek aktüer raporu doğrultusunda tazminata hükmetmesi üzerine, davalı tarafın dava şartı eksikliği, raporun usulüne aykırılığı ve hesaplama yöntemine itiraz gibi çeşitli gerekçelerle kararı temyiz ettiği görülmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/106 D.İş - 2023/169 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 8.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 355.140,00 TL'ye ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.860,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenle davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan ve ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 15.03.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, bu nedenle davacı vekilinin itirazının yerinde olduğu ve işin esasının incelenmesine geçildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 20 maluliyet oranı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının geçici iş göremezlik zararının 4.860,00 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 355.140,00 TL olarak hesaplandığı ve raporun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile 355.140,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.860,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 360.000,00 TL maddi tazminatın 13.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması sebebiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Dosyanın incelenmesinde; davacı ... ve dava dışı ... tarafından davalılar ... Sigorta A.Ş ve .... Sigorta A.Ş aleyhine dava konusu kaza nedeniyle İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/779 esas ve 2021/785 karar sayılı dava dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 14. fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/779 esas ve 2021/785 karar sayılı dava dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde Üye ...'nin ve Üye ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OY YAZISI5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/f.14 üncü maddesine göre; "Mahkemeye ve tüketicinin korunması hakkındaki kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." hükmü bulunduğu, ancak somut olayda başvuranın cismani zararının tazmini talebine ilişkin davayı takip etmediği ve mahkemece bu talep bakımından "davanın açılmamış sayılmasına" karar verildiği anlaşılmakla, eldeki dava genel mahkemede açılan dava olsa da genel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden HMK'nın 150/6 maddesi uyarınca mahkemeye hiç başvurulmadığı sonucu doğacağından, davacının bu kalem alacak yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince sonradan açılan tahkim davasının esası hakkında bir karar verilmesi yerinde olduğundan, davacının bozma nedenine göre incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. KARŞI OY Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.İtiraz Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.Davacı taraf, alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/779 esasına kayden, eldeki dosyadaki talebi de kapsar mahiyette maddi tazminat davası açmıştır. Ancak anılan Mahkemece, taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.HMK’nın 150. maddesinin (7) numaralı fıkrası uyarınca hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır, denilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasının hüküm ve sonuçları kesin olarak belirlenmiştir. Bu durumda davanın hangi nedenle açılmamış sayılmasına karar verildiğini araştırmaksızın mahkemeye hiç başvurulmamış bulunulduğu sonucuna ulaşılması zorunludur.Ayrıca belirtilmelidir ki HMK’nın 150. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması davanın her iki tarafının da onayını gerektiren bir işlem olup, davalı taraf duruşmalara katılıp davayı takip edeceklerini bildirseydi dosyanın işlemden kaldırılması ve devamında da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi mümkün olamayacaktı. Bu durumda da davacının, muhtemelen aleyhine sonuçlanacağı düşüncesiyle kötüniyetli olarak davayı mahkemeden kaçırıp tahkime taşımasının da önüne davalı taraf geçebilirdi.Sonuç olarak HMK’nın anılan hükümleri uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilen bir davadaki uyuşmazlıklar ile ilgili olarak, mahkemeye hiç başvurulmadığının kabulü gerekir. Bu durumda ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (14) numaralı fıkrasında yer alan “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” şeklindeki hükmün somut olayda uygulanması mümkün değildir. Çünkü HMK’nın 150. maddesinin (7) numaralı fıkrası anılan kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Bu yorum, aynı zamanda 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin (23) numaralı fıkrasında yer verilen “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.” şeklindeki atfın gereğidir.Bu nedenle Sayın Çoğunluğun, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin (14) numaralı fıkrası uyarınca davanın usulden reddedilmesi gerektiğinden bahisle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması yönündeki düşüncesine katılmıyorum.