Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Bylock kullanıcısı sanığın silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde GSM HTS kayıtları ve tanık ifadeleri eksik araştırıldığından hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını inceleyen Yargıtay, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı savunması karşısında, bylock bağlantısında kullanıldığı iddia edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında adı geçen ilgili kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından sanıkla ilgili bilgi ve beyanların sorgulanıp bulunması halinde tanıkların usulüne uygun dinlenilmesi gibi delillerin toplanarak eksiksiz bir araştırma yapılması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yetersiz inceleme nedeniyle ilk derece mahkemesinin hükmünü bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2024/10864 E.  ,  2025/26679 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/440 E., 2023/354 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/220 E., 2022/151 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve
63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin ..... silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunan .... D.'nin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması; yine sanık hakkında UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili bilgi, belge veya beyan bulunup bulunmadığı da sorgulanılarak, 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması, sanık hakkında beyan bulunması halinde usulüne uygun şekilde tanık sıfatı ile dinlenilmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.