Silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasında Yargıtay 3. Ceza Dairesi, delil yetersizliği ve organik bağ eksikliği nedeniyle Başsavcılık itirazını reddedip bozma kararını sürdürdü.
Özet: Mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanan sanığın eylemlerinin örgütsel hiyerarşiye organik bağ ile değil, sempati düzeyinde kaldığına dair önceki onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı itirazı incelemiş; Başsavcılığın, sanığın örgütsel toplantı düzenleme ve yardım toplama gibi faaliyetlerinin üyeliği gösterdiği yönündeki argümanını, tanık beyanlarındaki çelişkiler, duyuma dayalı bilgiler ve sanığın engelli çocuğuna yardım edenlere yönelik insani eylemlerinin yoğunluk ve süreklilik içermediği gerekçesiyle reddederek, kendi önceki kararında isabetsizlik bulunmadığına hükmetmiş ve dosyayı nihai inceleme için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk etmiştir.
3. Ceza Dairesi         2025/3610 E.  ,  2025/26437 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1758 E., 2020/866 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması
İTİRAZA KONU KARAR : Bozma
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.01.2025 tarihli ve 2022/94 64... /705 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2025 tarihli ve 3 - 2020/116115 Temyiz sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında gizli tanık .. ...; "Kendisi........ silahlı terör örgütü mensubudur hatta söz konusu örgütün kadın yapılanması içerisinde önde gelenlerindendir. Bu kapsamda toplantılara katılma, toplantı düzenleme, sohbet düzenleme, örgüt adına etkinlikler yapma, kurban yardımı, burs,
himmet gibi ayni veya nakdi yardım toplama faaliyetlerini icra ederdi, örgüt içerisinde çok etkin birisiydi" şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık ...'nin; "...'i tanırım, şöyle ki kendisi .... ablası olan ... ... tarafından mütevellimiz diye tanıtılmıştı, ...öğrencilerin durumunu öğrenmek için toplantılar yapardı, bu toplantıların 4-5 tanesi ...'in evinde olmuştu, ben bu toplantılara katıldım, toplantılar esnasında ... ev sahipliği yapıp, bizimle ilgilendirdi, daha sonrasında 2015 yılının yaz aylarında yaklaşık 1 ay kadar örgütün muhasebesi ...'in evinde bir odada tutuldu, daha öncesinde bu muhasebe işini yurtlarda yaparlardı, bilgisayarlarda kayıtları tutuyorlardı, söz konusu kayıtlar tutulduğu esnada ... bağ evinde idi, rehberlik ya da maaş adı altında ödemeler yapılırdı, mütevelliden kastım sohbetlere düzenli olarak katılan, burs veren şahıslara verilen isimdir" şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık ...'in; "Kayseri ilinde kuyumcuyum. Kayseri küçük bir şehirdir herkes birbirini tanır. Hazırlık beyanımda da belirttiğim gibi saydığım bayan şahıslar, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasında etkin rol alan, mütevelli heyeti üyesi konumunda abla olarak bilinen örgüt üyeleridir. Sanık ...'in de bu ablalardan biri olduğunu biliyorum. Sanık ...'in ../... yapılanmasında etkili olduğunu, para toplayıp, organizasyonlar düzenlediğini, bağış adı altında paralar topladığını bana söylediler" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, sanığın bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, bu kapsamda üzerine atılı ........ silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre somut olay değerlendirildiğinde; Yargılamanın ikinci celsesinde gizli tanık Ali Dağlı'nın beyanlarında sanığı on yıldır tanığını ve vermiş olduğu bilgilerin bir kısmının duyuma dayandığını belirtmesine karşın sanığın aksi kanıtlanamayan savunmalarında 2012 yılında Kayseri iline geldiğini beyan etmesi, tanık ...'in beyanlarının tümüyle duyuma dayandığını belirtmesi, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 tarihli yazısıyla dosyaya gönderilen tanık ...'nin beyanlarında 2015 yılı Şubat ayında evini ve ailesini Aydın'a taşıdığına dair beyanının bulunmasına karşın sanık hakkında 2015 yılının yaz aylarında sanığın yokluğundaki evinde örgütün muhasebe kayıtlarının tutulduğuna dair beyanının görgüye dayandığının kabul edilemeyeceği, sanığın her aşamada istikrar gösterir şekilde engelli çocuğunu okutacak durumda olmadığı ve bu sorumluluğu eşinin çalıştığı yerin görevlilerinin üstlenmesi ile evinde çay ikramı yapmaktan ibaret eylemlerinin örgütün hiyerarşik yapısına girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir, yoğunluluk seviyesinde süreklilik göstermeyip, durumunun sempati düzeyinde kaldığı belirlenmekle, Dairemiz ilamında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.01.2025 tarihli ve 2022/94 64... /705 karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek
üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.