5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda, sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve etkin pişmanlık ihtarı yapılmaması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanığın suçu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemesine rağmen, bozma sonrası yargılamada sanığa yokluğunda karar verileceğine dair ihtar yapılmadan ve savunması alınmadan yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması, ayrıca 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 5/2 maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kovuşturma aşamasında sanığa usulüne uygun ihtar yapılmaması ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde verilecek cezada indirim yapılacağının bildirilmemesi nedenleriyle hukuka aykırı bularak oy birliğiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1251 E., 2022/1470 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Bozma sonrası yapılan yargılamada, sanığa yokluğunda karar verileceğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/2. maddesi şerhli davetiye çıkartılmadan ve sanığın savunması alınmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesinde "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı gibi kovuşturma aşamasında da, sanığa usulüne uygun tebligat yapılıp savunması alınmadan ve suça konu eşyaların gümrüklenmiş değeri olan 32.915,94 TL'nin iki katının ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilmeden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.