Yargıtay 4. Ceza Dairesinin hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanığın temyiz itirazlarını reddedip adli para cezası seçimine dair ibareyi düzelterek onadığı emsal bir içtihat kararı.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu ve suçun işlendiğine dair ilk derece ile istinaf mahkemesi kararlarındaki delillerin yerinde olduğu kabul edilirken; mükerrir sanık hakkında hapis cezası öngörülmesine rağmen hüküm fıkrasında adli para cezasının seçildiğine dair hatalı ibarenin bulunduğu tespit edilmiş ve bu husus infaz aşamasında resen dikkate alınabilecek diğer usuli eksikliklerle birlikte, söz konusu ibarenin hükümden çıkarılması suretiyle bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/12345 E.  ,  2025/18394 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/3226 E., 2023/430 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri, hukuka aykırı olarak elde edilen görüntü kayıtlarına dayanılarak karar verildiğine, savunmalarının dikkate alınmadığına, sanığın suçu işlediğine yönelik somut delil bulunmadığına, sanığın psikiyatri tedavisi gördüğüne ve buna ilişkin rapor alınması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu'nun 28.02.2020 tarihli raporu ile sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği, dosya kapsamında görüntü kaydı bulunmadığı ve Mahkemece herhangi bir görüntü kaydının hükme esas alınmadığı anlaşılmış; olay tutanağı, şikayetçi ve mağdur beyanları ile sanığın ikrar niteliğindeki savunmaları doğrultusunda atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, aynı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükümlülük içeren ilam bütünüyle tekerrüre esas alınmış ise de, bu hususun infaz aşamasında resen dikkate alınabileceği anlaşılmış,
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi uyarınca hakaret suçunda seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunacağının anlaşılması karşısında; mükerrir sanık hakkında hapis cezasına hükmedilmesine karşın kurulan hükümde adli para cezasının tercih edildiğinin belirtilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hüküm fıkrasından "takdiren adli para cezasının seçilmek sureti ile" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.11.2025 tarihinde karar verildi.