Hakaret suçunda kamu görevlilerine yönelik eleştirilerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek suç unsurlarının oluşmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozarak, kamu görevlilerine yönelik eleştirilerde ifade özgürlüğü sınırlarının daha geniş olduğu ve sanığın sözlerinin FETÖ/PYD yapılanmasına yönelik bir tepki niteliği taşıdığı dikkate alındığında, bu eylemin kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı içermemesi nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına ve dolayısıyla sanığın mahkûmiyetinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2355 E., 2023/725 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi, davaya konu eylemin ifade özgürlüğü sınırları kapsamında kaldığına ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, gerekçeli karara dayanak gösterilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının somut olay ile ilişkili olmadığına, isnatların doğruluğuna yönelik eksik inceleme yapıldığına, 5237 sayılı Kanun'un 129/3. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. Katılan vekilinin temyiz istemi, temel cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek koşulların ne şekilde oluştuğunun açıklanmadığına yöneliktir. III. GEREKÇEHakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. İncelemeye konu olayda; kamu görevlilerine yönelik eleştirilere izin verilen sınırların özel kişilere nazaran daha geniş olması ve sanığın suça konu sözlerinin FETÖ/PYD terör örgütünün yapılanmasına yönelik tepki niteliğinde söylenmesi karşısında, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gediz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.11.2025 tarihinde karar verildi.