Hakaret suçundan sanık hakkında verilen hükmün esasa ilişkin temyiz nedenleri reddedilmesine rağmen, ek savunma hakkı tanınmadan madde uygulanması sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay tarafından bozulmasına dair ilam.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz incelemesinde; sanığın temyiz süresinin ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının usulsüz tebliği nedeniyle geçerli olduğu tespit edilmekle birlikte, sanığın isnat edilen suçu işlediği yönündeki delillerde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak sanığa ek savunma hakkı verilmeden iddianamede gösterilmeyen TCK 125/4 maddesinin uygulanmasının usulüne aykırı bulunması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/355 E., 2023/869 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, polis merkezi nezarethanesinde iken şikayetçi jandarma görevlisinin kendisini jandarma nezarethanesine götürdüğüne, şikayetçinin arkadaşı hakkında bulunduğu şikayetten vazgeçmesi için baskı yaptığına, bunu kabul etmediği için kendisine iftira atıldığına, şikayetçinin emrindeki askerlerin tanık olarak gösterildiğine ve atılı suçu işlemediğine yöneliktir. III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak, İlk derece mahkemesi gerekçeli kararına ilişkin sanığın bilinen son adresinden farklı bir adresine gerçekleştirilen tebliğin usulüne aykırı olması sebebiyle sanığın istinaf isteminin süresinde olduğu anlaşılmış; olay tutanağı, şikayetçi beyanları ve bu beyanları doğrulayan tanık anlatımları doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226/2. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gökçeada Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.11.2025 tarihinde karar verildi.