Yargıtay, tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet kararını, Anayasa Mahkemesi sonrası değişen usul hükümlerine aykırı yargılama yapıldığı için bozdu.
Özet: Yerel mahkemenin, sanık hakkında bozma üzerine tehdit ve hakaret suçlarından verdiği mahkumiyet hükümleri, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası yürürlüğe giren ve 7499 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 252/2. maddesi uyarınca, itiraz üzerine dosyanın tevzi kriterlerine göre başka bir mahkemeye veya hakime gönderilmesi gerekirken, aynı mahkeme ve hakim tarafından yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle, sanığın diğer temyiz nedenleri incelenmeksizin bozulmuştur.
4. Ceza Dairesi         2025/4401 E.  ,  2025/18388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/263 E., 2024/711 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece bozma üzerine sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, son sözü sorulmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, davaya konu görüşme içeriklerine dair ses kaydının bulunmadığına, soyut iddia ile mahkumiyet hükümleri kurulduğuna vesaire yöneliktir.
III. GEREKÇE
Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli ve 2020/79 Esas, 2023/113 Karar sayılı iptal kararı sonrasında yeniden düzenlenen ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi uyarınca itiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosyanın, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması halinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilmesi, tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi halde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden aynı mahkeme ve hakim tarafından yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1-d maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.11.2025 tarihinde karar verildi.