Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın hakaret suçundan aldığı mahkumiyet kararının ceza sorumluluğu ve HAGB itirazları reddederek onanmasına karar vermiştir.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz başvurusunda, müdafiin sanığın ruh hali nedeniyle eyleminin anlamını kavrayamadığı, yokluklarında karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiği yönündeki iddiaları, sağlık kurulu raporuyla sanığın tam cezai ehliyeti bulunduğunun, adli sicil kaydındaki engel nedeniyle HAGB şartlarının oluşmadığının ve müdafiin son duruşmada hazır bulunduğunun anlaşılması üzerine reddedilerek, ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık saptanmadığı için hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1180 E., 2025/142 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın samimi ikrarda bulunduğuna ancak içinde bulunduğu ruh hali sebebiyle eyleminin anlam ve sonuçlarını anlayabilecek durumda olmadığına, yokluklarında karar verildiğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE11.02.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanığın suç tarihinde hakaret suçu yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği ve adli sicil kaydında engel sabıkası bulunan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanamayacağı, sanık müdafiinin son oturumda hazır bulunduğu, sanığın ise 04.02.2025 tarihli oturumda duruşmalardan bağışık tutulmak istediği anlaşılmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.11.2025 tarihinde karar verildi.