Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin keşidecinin kaybettiği çekin iptali talepli davasını aktif dava ehliyeti yokluğundan reddetme kararı.
Özet: Mahkeme, kaybolan ve üçüncü şahısların eline geçmesi endişesiyle ödeme yasağı ile birlikte iptali talep edilen bir çekle ilgili olarak keşideci tarafından açılan davada, Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca çekin zayi nedeniyle iptalini isteme hakkının sadece lehtara veya hamile tanındığını, keşidecinin bu aşamada aktif dava ehliyetine ve hukuki yarara sahip olmadığını vurgulayarak, davanın usulden reddine hükmetmiştir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/826 Esas
KARAR NO : 2022/1049
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
DAVALI : ... - ...
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 16/11/2022
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; tarafından ... A.Ş'nin ... Caddesi Şubesinin ... iban numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ... seri numaralı 30.000,00 TL tutarındaki 30/09/2020 tarihli çekin kaybettiğini ve bulamadığını, çekin kaybolduğunun fark edilmesinden sonrasınca tarafınca Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, çekin üçüncü şahısların eline geçmesi, tarafı açısından telafisi imkansız zararlar doğurabileceğinden çek bedelinin bankadan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında da çekin zayi nedeni ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava; zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkin olup, ihtilaf, keşidecinin zayi ettiği çek nedeni ile iptal davası açma hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
T.T.K.'nun 757.maddesinde "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği", 764.maddesinde ise, "Elden çıkan poliçe verilen süre içerisinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verileceği" düzenlenmiştir. Madde metinlerinden de anlaşıldığı üzere çek iptalini isteme hakkı sadece lehtara (hamile) tanınmış olup, keşidecinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Keşideci; kaybettiği çekin bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde T.T.K.'nun 790-792 maddeleri uyarınca hasım gösterip borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak ve o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahiptir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114. Maddesinde dava şartları sayılmış olup, "d" fıkrasında, "tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları", "h" fıkrasında ise, "davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartrı olarak belirtilmiştir. Aynı kanunun 115. maddesinde, mahkeme tarafından dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği, dava şartının giderilmesi mümkün ise tamamlanması için kesin süre verileceği, kesin süre içerisinde dava şartı noksanlığının giderilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceği belirtilmiştir.
T.T.K.nun 757. ve 764.maddeleri göz önüne alındığında davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gibi bu aşamada dava açmakta hukuki yararının da bulunmadığı, ayrıca duruşma açılıp, toplanması gereken delil de bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu açılan davanın HMK'nun 115/2.md. uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacının yokluğunda, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı16/11/2022
Katip ...
Hakim ...