Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü usul ve esasa uygun bularak temyiz taleplerini reddetti.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine karşı yapılan temyiz incelemesinde, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğu, delillerin hukuka uygun elde edilmesi, sanıkların örgütün nihai amacını bilebilecek durumda oluşu, tüm iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirilmesi, vicdani kanaatin kesin ve tutarlı verilere dayandırılması, eylemlerin doğru nitelendirilerek kanundaki suç tipine uyması ve yaptırımların hukuki bağlamda şahsileştirilmesi tespit edildiğinden, sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin oy birliğiyle esastan onanması kararlaştırılmıştır.
3. Ceza Dairesi         2022/33376 E.  ,  2025/26413 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/178 E., 2021/683 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/491 E., 2019/370 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyetlerine ilişkin kararlara dair istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanıkların örgüt içerisindeki konumları itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda oldukları, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1 maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.