Motosiklet kazası sonrası maluliyet tazminatı davasında, bilirkişi raporu çelişkisi nedeniyle bozulan kararın temyiz süreci.
Özet: Motosiklet kazasında yaralanan davacının maddi tazminat talepli davasında, ilk derece mahkemesi kararı davalının temyizi üzerine, maluliyet oranının tespiti için yürürlükteki mevzuata uygun rapor alınmadığı gerekçesiyle bozulmuştur; bozma sonrası alınan yeni raporlarla çok daha yüksek tazminat miktarı belirlenmesine rağmen, davacının talep artırım dilekçesi sunmaması nedeniyle mahkeme ıslahla belirlenen eski miktarla bağlı kalmış, bu kararı davalı vekili, trafik sigortası zorunluluğu ve ilk karardaki hesaplamanın davacı açısından kesinleştiği iddialarıyla yeniden temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/4665 E.  ,  2025/12889 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/75 E., 2024/50 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2011 tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki motosiklet ile müvekkili sürücünün sevk ve idaresindeki motosikletin çarpıştığını, meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, olayla ilgili Hatay 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/803 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını ve aldırılan adli tıp raporunda müvekkilinin tali kusurlu olduğunun, ...'nun ise asli kusurlu olduğunun rapor edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı kuruma başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 30.797,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafça kuruma yapılan başvuru sonucu ödeme yapıldığını, ibraname alındığını, aşan zarar var ise ispat edilmesi gerektiğini, davacı sürücünün ehliyetsiz olduğunu, kaza anında 59,6 oranında alkollü olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin 13.10.2015 tarihli ve 2013/4 11... /921 karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 30.797,42 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.11.2018 tarihli 2016/6 56... /11335 karar sayılı kararıyla; "Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkemece ... adli tıp uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda davacının yaralanmasının vücut genel çalışma gücünden %18,2 oranında kaybettiği, ... Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunca düzenlenen raporda %10 oranında çalışma gücünü kaybettiği belirlenmiştir. Mahkemece davacıda oluşan maluliyet oranının adli tıp uzmanlarından oluşan heyetçe düzenlenen raporda belirlenen oran olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ve sonucuna göre hüküm kurulmuştur.
Her iki rapor arasında açıkça bir çelişki bulunduğu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre hazırlandığı anlaşıldığından; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporu doğrultusunda aktüerya bilirkişisinden yeniden rapor alındığı ve 17.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda 214.722,34 TL sürekli kısmi iş göremezlik tazminatı, 1.667,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam tazminat miktarının 216.389,84 TL olduğunun belirtildiği, davacı tarafa HMK 107/2 maddesi uyarınca kesin süre verildiği ancak kesin süre içerisinde talep artırım dilekçesi ibraz edilmediği, bu nedenle davacının 2013/411 Esas sayılı dosyasındaki ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 30.797,42 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilen aracın trafik sigorta poliçesi düzenlenmesi zorunlu olan araçlardan olup olmadığının araştırılmadığını, aracın motosiklet olduğunun belirtildiğini, bozma öncesi kararın sadece kendileri tarafından temyiz edildiğini, ilk karardaki hesap raporu ve maluliyet oranının davacı için kesinleştiğini, ilk kararda esas alınan rapor verileri esas alınarak hesaplama yapılmadığını yeni ücret ve artan maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili lehine doğmuş usuli müktesep hakkın korunmadığını, hesap raporunda kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, PMF 1931 Yaşam Tablosu üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kaza sırasında davacının ehliyetinin bulunmadığı ve alkollü olduğu gözetildiğinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozmasından önce yürütülen yargılamada hükme esas alınan 08.06.2015 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, asgari ücret esas alınarak davalının sorumlu olduğu tazminat miktarı 30.797,42 TL olarak belirlenmiş, karar yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek bozma kararı verilmiştir.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; mahkemece güncel verilere göre yeniden hesap raporu alınmış; 17.03.2022 tarihli aktüer raporunda davacı için güncel asgari ücret esas alınarak davalının sorumlu olduğu toplam tazminat miktarı 216.389,84 TL olarak belirlenmiş, mahkemece bozmadan sonra güncellenen verilere göre hesaplama yapılan işbu rapor hükme esas alınarak ve taleple bağlı kalınarak ıslah edilen miktar olan 30.797,42 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa; ilk hüküm sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında kalan ve 08.06.2015 tarihli aktüer raporunda hesaplamaya esas alınan veriler yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmamıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece bozma öncesi hükme esas alınan aktüer raporundaki tazminat hesabında esas alınan veriler yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, bu rapor esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, taleple bağlı kalınarak güncel verilere göre hesaplanan 17.03.2022 tarihli aktüer raporunun esas alınması ve bozma sonrası hükmü temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakkını ihlal eder biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.