7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının dolması nedeniyle bozarak davanın düşmesine oy birliğiyle hükmetmiştir.
Özet: Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmü, suç tarihi olan 08.08.2012den hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 67/4. maddesinde öngörülen on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve davanın düşmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş; bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilgili kanun maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/432 E., 2025/56 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu eşyanın müsaderesi hususunda mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.