Haksız gözaltı ve tutukluluk tazminatı davasında manevi tazminatın yetersizliğini hak ve nesafet ilkelerine göre belirleyen Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin hükmettiği maddi ve manevi tazminat miktarlarını önemli ölçüde azaltarak istinaf başvurusunu düzelterek esastan reddeden bölge adliye mahkemesinin kararı, davacının temyizi üzerine incelenmiş olup Yüksek Mahkeme, davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği ve tutukluluk süresi gibi nesnel ölçütler dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun olmayacak derecede eksik bulunması nedeniyle bölge adliye mahkemesinin kararını bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere iadesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/ 297 E., 2021/ 686 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 21.787,80 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/75 Esas ve ve 2017/202 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma, ihaleye fesat karıştırmak ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından 23.02.2016- 14.02.2017 tarihleri arasında 357 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, beraat kararlarının 11.07.2017 tarihinde kesinleştikleri, gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 22.11.2016 tarihinde tutuklu iken meslekten ihraç edilen davacının maddi zararının ihraç tarihinden hesaplanması gerektiği, manevi tazminatın fazla olduğu gerekçeleri ile maddi tazminatın ''3.754,00 TL" ve maddi tazminat için faiz başlangıcının ''22.11.2016'' olarak, manevi tazminatın ''17.000.00TL'' vekalet ücretinin ''2.490,48 TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR22.11.2016 tarihinde tutuklu iken kamu görevinden çıkarılan davacının son maaşını kasım 2016'da aldığı, son maaşının 15.11.2016- 15.12.2016 arasındaki süreleri kapsadığı davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.12.2016 ile tahliye tarihi olan 14.02.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''2.769,39 TL'' yerine bu miktarın üzerinde kalacak şekilde hesaplanması suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.