Gümrükte alıkonulan araç nedeniyle oluşan hizmet sözleşmesinden kaynaklı bekleme ücreti alacağına ilişkin itirazın iptali davasında istinaf kararı.
Özet: Nakliye hizmeti veren bir şirketin, gümrükte 42 gün bekletilen aracın neden olduğu bekleme ücreti alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalı şirketin yaptığı itirazın iptali davasında, mahkeme, davalı ile davacı arasında bir sözleşme veya hukuki ilişki olmadığını, bekleme ücretinin muhatabının dava dışı firmalar olabileceğini ve davalının borçlu sıfatının bulunmadığını belirterek, davayı pasif husumet yokluğu nedeniyle reddetmiş, bu karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/518 EsasKARAR NO : 2026/4DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 18/04/2023KARAR TARİHİ : 07/01/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket nakliye işi ile uğraştığını; ... plakalı araçlar ile davalı şirketin taşıma işini üstlendiği; davalı şirkete ait olan eşyaların nakliyesi için, 9 kap 2023 kg toplamda 3000 (üçbin) adet kara ve deniz araçları aksam ve yedek parçaları cinsi eşyaların....Müdürlüğünden ... Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen eşyaların taşıma işlemi davacı şirket tarafından yapılması konusunda taraflar anlaşıldığını ve eşyaların, araca yüklemesi yapıldıktan sonra araca ve eşyalara Gümrük Kaçakçılık tarafından el konulması nedeni ile 42 gün boyunca araç gümrükte kalması nedeniyle, aracın şoförleri ile birlikte 42 gün boyunca iş yapmamasına sebebiyet verildiğini; davalı şirket tarafından fatura bedelinin ödenmemesi nedeni ile davalı şirket aleyhine ... 21. İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını; davalı şirketin yetki itirazında bulunduğunu; davacı şirketin ticaret siciline kayıtlı adresi ... Adliyesi yetki sınırları içerisinde kaldığından, İİK. 89. Maddesi gereğince davalının yetki itirazının reddi gerektiğini ; nakliye hizmetinde, aracın ve şoförlerin gümrükte bekletilmesi nedeni ile nakliye bedelindeki artışa ilişkin düzenlemiş olduğu faturaya, karşı tarafın herhangi bir itirazı da bulunmadığını; taşıma işini yapan şoförler de iş bu nakliye işlerinin davalı şirketin talebi üzerine davalı şirket için yaptıkları konusunda maddi vakalara tanıklık etmek üzere tanık listesinde bildirildiğini; davalının itirazı tamamen süreci uzatmaya yönelik olup, ... 21. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazların asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine; mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir taşımacılık sözleşmesi yada başka bir sözleşme bulunmadığını; davalı şirket ile herhangi bir hukuki ilişkisi olmayan davacının dava açamayacağını; davacı, malın göndericisinin "... A.Ş." olduğunu, kendilerinin araç kiraladıkları şirketin ise "....Şti." olduğunu, bu iş nedeni ile bu firmaya fatura kestiğini beyan ettiğini; ilgili evrakların kendi gümrükçüsü tarafından düzenlendiğini, ilgili evraklar üzerindeki kaşelerinin şoförleri tarafından basıldığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; ayrıca faturanın tek başına borç teşkil etmediğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın davacının ...plakalı araçlar ile davalı şirkete ait eşyaların nakliyesi için 9 kap 2023 kg toplamda 3000 (üçbin) adet kara ve deniz araçları aksam ve yedek parçaları cinsi eşyaların taşıma işleminin gerçekleşip gerçekleşmediği; gerçekleştiği takdirde taşımaya konu edilen eşyaların mahiyetinde kusur ve sorumluluğun kimde olduğu, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı varsa alacak miktarının tespitine ilişkindir.Mahkememizin 12/06/2024 tarih ..E... K.sayılı ilamında özetle "....Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporu da dikkate alındığında davacının...plakalı araçlar ile davalı şirkete ait eşyaların nakliyesi için 9 kap 2023 kg toplamda 3000 (üçbin) adet kara ve deniz araçları aksam ve yedek parçaları cinsi eşyaların yüklendiği; aracın yüklü bir şekilde 42 güne kadar beklemesinden dolayı bekleme ücreti alacağının davalıdan talep edildiği, davacının beklemeden kaynaklı iş bu takibe konu faturanın muhatabının dava dışı Nacaroğlu firması veya ... firmalarını olabileceği, davalının aracın yüklü bir şekilde 42 güne kadar beklemesinden dolayı bekleme ücreti alacağının sorumlu olmaması nedeniyle borçlu sıfatının sabit olmadığı yalnızca davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre 11.01.2023 takip tarihi itibariyle 6.300,00USD davalıdan alacaklı görünmesinin davalıyı borçlu hale getirmeyeceği anlaşılmakla davalının davacıya borçlu olmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine'' şeklinde karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2025 tarih...Esas ... Karar sayılı ilamı ile ''Dava, davacının davalıya nakliye hizmeti verdiği sırada aracın gümrükte bekletilmesi sebebiyle, nakliye hizmetine ek olarak aracın işletilememesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının vekili; davacının ...plakalı araçları ile davalının taşıma işini üstlendiği ...arası nakliye işlerini yaptığını, bu nakliye hizmeti sırasında, davalının usulüne uygun yüklemeler yapmaması nedeni ile davacı aracının 42 gün gümrükte bekletildiğini, davacıya ait olan araçların davalıya ait olan eşyaların nakliyesi için kiralandığını, ... plakalı araca, 9 kap 2023 kg toplamda 3000 (üçbin) adet kara ve deniz araçları aksam ve yedek parçaları cinsi eşyaların ... Gümrük Müdürlüğünden ... Gümrük Müdürlüğüne sevk edilmesinin davacı tarafından yapılması konusunda tarafların anlaştığını, eşyaların araca yüklemesi yapıldıktan sonra araca ve eşyalara Gümrük Kaçakçılık tarafından el konulması nedeni ile 42 gün boyunca aracın gümrükte kaldığını, aracın şoförleri ile birlikte 42 gün boyunca iş yapamadığını, bunda doğan alacağın da nakliye bedeline ek olarak bu davalıya fatura edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının takip konusu faturayı düzenlediğini, ancak davalının fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise; davalı ile davacı arasında bir hukuki ilişki bulunmadığını, herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, beklemeden kaynaklı takibe konu faturanın muhatabının dava dışı Nacaroğlu firması veya ...irmalarını olabileceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Sıfat deyimi dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu halde; taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı-dava hakkı) o hakkın sahibine ait olup (aktif husumet); hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet) isteyebilecektir. Sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu daha açık bir ifadeyle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu hususu dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin olması nedeniyle maddi hukuk sorunudur. Somut olayda davacı tarafından davalının taşımayı üstlendiği emtiaların taşınması için davalıya nakliye hizmeti verdiğini, ancak aracının gümrükte bekletilmesi nedeniyle iş yapamaması üzerine nakliye bedeline ek beklemeden de doğan alacağı bulunduğunu belirterek takip konusu 23.08.2022 tarihli ve 6300 USD bedelli ''...'' açıklamalı faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan Ticaret Bakanlığı ... Müdürlüğünün yazı ekinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen fezlekenin gönderildiği, fezlekenin 5.sayfasında İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğünce tescilli ... özet beyana bağlı ... konşimento muhteviyatı 9 kap 2023 kg "araba parçası" olarak beyan edilen eşyaların CMR belgesinin davalı şirket adına davacı tarafından düzenlediğinin belirtildiği, 7.sayfasında .... plakalı tırın ... Gümrük Müdürlüğü denetimi altında bulunan ... geçici depolama alınından alacağı göndericisinin davalı ... şirketi, alıcısının ..., taşıyıcısının davacı ... şirketi olduğu, 14.sayfasında davalı şirket sahibi ve yetkilisi...'in beyanının yer aldığı, beyanında söz konusu eşyaların kendi şirketine ait olduğunu, eşyaları yurt dışına ihraç ettiklerini, bu amaçla ...Gümrük Müdürlüğü denetimindeki ....antrepodan alınıp davacı şirketten kiraladıkları araçlara yükleyerek müşteriye ileteceklerini beyan ettiği, söz konusu fezleke ile davacı ve davalı yetkilileri ile diğer şüphelilerin Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa ve TCK'ya göre işlem yapılmasının talep edildiği görülmektedir. Söz konusu fezlekede, davacının kendisinin taşıdığını ve davalıya ait olduğunu iddia ettiği eşyalara ilişkin CMR belgelerinden de bahsedildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş ise de mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, yukarıda özetlenen fezlekede yer alan beyanların ve bahsedilen belgelerin incelenmediği, CMR belgelerinin getirtilerek incelenmediği görülmektedir. Zira söz konusu belgedeki taraf şirket yetkililerin beyanları, bulunduğu belirtilen CMR belgeleri ile diğer taşıma belgelerinin somut olayda davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığının tespitinde gerekli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, takip ve dava konusu faturanın davacı yanca davalı adına düzenlendiği görülmektedir. Mahkemece, faturanın davalı adına düzenlendiği gözetilmeden, fezlekede yer alan bu beyanlar ile eksik belgeler getirtilip incelenmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yayaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esasını alan davada yapılan yargılamada, davacı tarafından davalının taşımayı üstlendiği emtiaların taşınması için davalıya nakliye hizmeti verdiğini, ancak aracının gümrükte bekletilmesi nedeniyle iş yapamaması üzerine nakliye bedeline ek beklemeden de doğan alacağı bulunduğunu belirterek takip konusu 23.08.2022 tarihli ve 6300 USD bedelli ''...'' açıklamalı faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Kaldırma kararı sonrası ... Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında...ve ... nolu belgelerin göndericisinin ...Gayrimenkul olduğu; numarasız CMR belgesinde ise konşimento muhteviyatı 9 kap 2023 kg inşaat malzemeleri ve ve aksam parçaları olara davalı şirket adına davacı tarafından düzenlediği; 7.sayfasında ..plakalı tırın... Müdürlüğü denetimi altında bulunan ... geçici depolama alınından alacağı göndericisinin davalı ... şirketi, alıcısının ..., taşıyıcısının davacı ... şirketi olduğu, 14.sayfasında davalı şirket sahibi ve yetkilisi ...'in beyanının yer aldığı, beyanında söz konusu eşyaların kendi şirketine ait olduğunu, eşyaları yurt dışına ihraç ettiklerini, bu amaçla ... Müdürlüğü denetimindeki ... antrepodan alınıp davacı şirketten kiraladıkları araçlara yükleyerek müşteriye ileteceklerini beyan ettiği anlaşılmakla davacının kendisinin taşıdığını ve davalıya ait olduğunu iddia ettiği eşyalara ilişkin CMR belgelerinden de bahsedildiği anlaşılmakla kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda da davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu; davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre 11.01.2023 takip tarihi itibariyle 6.300,00USD davalıdan alacaklı göründüğü, davacının kaydi alacağının faturaya dayandığı, davacı faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkere cevaplarında 6.300,00USD faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve ... E.... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur. Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da iade edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; davalının faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davalı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkâr etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekeceği gözetilmelidir." dikkate alındığında taraflar arasında davacı tarafından davalının taşımayı üstlendiği emtiaların taşınması için davalıya nakliye hizmeti verdiğini, ancak aracının gümrükte bekletilmesi nedeniyle iş yapamaması üzerine nakliye bedeline ek 23.08.2022 tarihli ve 6300 USD bedelli ''... bedeli ... ...'' açıklamalı faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği; davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturanın davalı tarafa usule uygun tebliğ edildiği ancak faturaya yasal itiraz süresinde iade edilmediği bu durumda davalının hizmetin verilmediğini ispatlaması gerektiği anlaşılmakla davalı tarafça delil ibraz etmediği anlaşılmıştır. Davacının takibe konu fatura kapsamında taşıma edimini yerine getirdiği, buna dair düzenlenen faturanın iade edilmediği davacının fatura kapsamına edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşılmakla Davacının davasının kabulüne, Davalının ... 21. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın 6.300 USD üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden 3095 sayılı kanunun 4/a uyarınca takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ile devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf vergi kayıtlarında faturanın kayıtlı olduğu; alacak likit olduğundan 6.300 USD takip tarihi itibariyle kur değeri üzerinden (118.539,54 TL'nin %20'si 23.707,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulüne,Davalının ... 21. İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasındaki itirazın 6.300 USD üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden 3095 sayılı kanunun 4/a uyarınca takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ile devamına,Alacak likit olduğundan 6.300 USD takip tarihi itibariyle kur değeri üzerinden (118.539,54 TL'nin %20'si 23.707,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 8.097,44 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.411,27 TL harcın mahsubu ile noksan 6.686,17 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.477,00 TL yargılama gideri ile 1.411,27 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı toplamı 4.068,17 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/01/2026 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır