Yargıtay 4. Ceza Dairesinin hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını haksız tahrik iddialarını reddederek onaması.
Özet: Sanığın hakaret suçundan mahkûmiyetine yönelik bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetme kararı, sanığın ilk haksız eylemin katılana ait olduğu, delil yetersizliği ve tanık beyanlarına rağmen suçsuz olduğu yönündeki temyiz iddialarına karşılık, dosya kapsamı, tanık anlatımları ve mağdur beyanlarıyla görüntü kayıtlarının örtüşmesiyle eylemin sabit görülmesi, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı ve aleni yerde işlenmesine rağmen aleyhe temyiz olmadığından ilgili kanun maddesinin uygulanmamasının bozma sebebi sayılmaması gerekçeleriyle yüksek mahkeme tarafından onanarak temyiz istemi esastan reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1873 E., 2023/426 K.SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi özetle; ilk haksız eylemin katılandan geldiğine, tanık ..'nin beyanlarından suçsuz olduğunun ve tutanağın katılan tarafından tek taraflı şekilde düzenlendiğinin anlaşılacağına, atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında hiçbir somut delil bulunmadığına, katılanın amirleri olması nedeniyle, dinlenen tanıkların sanığın kendisine hakaret ettiğini söylemediklerine ilişkindir. III. GEREKÇEDosya kapsamı, tanık anlatımları ve katılanın beyanlarıyla görüntü kayıtlarının örtüşmesi karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Sanığın eylemini aleni bir yer olan icra dairesi kaleminde gerçekleştirmesine karşın, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı ve İlk Derece Mahkemesince seçimlik cezalardan adli para cezasının seçilmesi nedeniyle, hapis cezası seçilip adli para cezasına çevrildiğine dair eleştirinin isabetli olmadığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında isabetsizlik görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.