4733 sayılı kanuna muhalefet suçunda, Yargıtayın 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmünü bozarak davanın düşürülmesi ve kaçak eşyanın müsaderesine karar vermesi.
Özet: Bir üst mahkeme, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, suçun işlendiği 06.10.2011 tarihinden itibaren, denetim süresindeki durma süreleri de gözetilerek 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar dolduğu gerekçesiyle bozarak, yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının düşmesine hükmederken, davaya konu kaçak eşyanın ise müsaderesine karar vermiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/5979 E.  ,  2025/14550 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/1968 E., 2025/232 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olay tutanağı ve savunmaya göre, sanığın yargılama konusu eylemi için, cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesi gereği suçun işlendiği 06.10.2011 tarihi itibarıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.02.2022 tarihinden denetim süresinde yeni kasıtlı suçun işlendiği 29.09.2022 tarihine kadar duran süre de göz önüne alınarak, öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, 5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67/4. maddesi gereği hüküm tarihinde olağanüstü zamanaşımının süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. madde ve fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.