Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararını adli para cezasına mükerrirlik uygulanmaması ve vekalet ücretinin sanıklardan eşit tahsili yönünden düzelterek onamıştır.
Özet: Kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz incelemesine tabi tutulmuş; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, sanığın eyleminin sabit olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yerel mahkeme kararında iki hukuki hata belirlenmiştir: birincisi, TCK 58 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin adli para cezasına uygulanamayacağı halde, hem hapis hem de adli para cezası için mükerrirlik hükmü kurulması; ikincisi ise katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan "eşit olarak" tahsil edileceğinin belirtilmemesidir. Bu eksiklikler yeniden yargılamayı gerektirmeyen nitelikte olduğundan, temyiz incelemesi sonucunda, mükerrirlik ibaresinin sadece hapis cezasına ilişkin olacağı ve vekalet ücretinin "eşit olarak" tahsil edileceği şeklinde hüküm düzeltilerek oy birliğiyle onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         2022/15897 E.  ,  2025/13577 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/693 E., 2021/1123 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
2.Katılan ... İdaresi lehine hükmedilen maktu vekâlet ücretinin sanıklardan ''eşit olarak'' tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün tekerürre ilişkin 10. Bendinde yer alan "cezanın" ibaresi çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi, hükmün vekâlet ücretine ilişkin (2) numaralı bendinde yer alan "sanıklardan" ibaresinden sonra gelmek üzere ''eşit olarak'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.