7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefetten merdiven altı yerli üretim şarap kaçakçılığında suç vasfı, değer tespiti ve etkin pişmanlık uygulamalarındaki hukuka aykırılıklar nedeniyle mahkûmiyet hükmünü bozdu.
Özet: Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmü, ele geçirilen alkollü içkilerin yabancı menşeili kaçak yerine merdiven altı yerli üretim olduğunun tespitiyle suç vasfında yanılgıya düşülmesi, kaçak eşyanın değerinin belirlenmesinde FOB yerine CIF değerin esas alınarak kamu zararının hesaplanmaması, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtarının yanlış oran ve süre ile yapılması ve fahiş değerli eşya için ceza artırımı yapılmaması nedenleriyle temyiz üzerine bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/701 E., 2020/1383 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanıktan ele geçirilen 4.503 şişe şarap hakkında düzenlenen 21.01.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu alkollü içkilerin merdiven altı yerli üretim olduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında temel cezanın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi yerine, içkilerin yabancı menşeili ve kaçak olduğunun kabulü ile suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, 2. Suça konu kaçak eşyanın dosya kapsamındaki bilirkişi raporu doğrultusunda merdiven altı yerli üretim olduğunun anlaşılması karşısında, eşyanın FOB değeri esas alınarak gümrük vergisi, gümrüklenmiş değer miktarlarının belirlenmesi gerektiği, uzman bilirkişi tarafından hesaplanacak FOB değerin dikkate alınması suretiyle, Gümrük İdaresince yeniden düzenlenecek KEMT varakası kapsamında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesi ile 5/2. maddesinin, yine kamu zararının karşılanması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi gerekirken, dosya kapsamında yer alan CIF değer esas alınarak düzenlenen KEMT varakasına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre ise;1.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapabileceğinin ihtarı yerine tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ödeme yapması gerektiği ihtar edilerek savunma hakkının kısıtlanması, 2.Sanık hakkında kaçak eşyanın değeri fahiş olmasına rağmen 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin birinci cümlesi uyarınca cezada artırım yapılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.