Yedinci Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, tefhim usulsüzlüğü, önleme arama kararı eksikliği, etkin pişmanlık ihtar hatası, lehe kanun ve ceza tayini yanlışlıkları ile müsaderedeki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozmuştur.
Özet: Kaçakçılık suçundan mahkûm edilen sanık hakkında verilen hüküm, kararın tefhimi sırasında temyiz hakkının usulüne uygun bildirilmemesi, önleme aramasına dayanak teşkil eden kararın dosya arasına alınmaması, etkin pişmanlık hükümleri konusunda sanığın yanıltılması, farklı kanun versiyonlarının lehe olanının belirlenmesinde ve ceza tayininde eksiklikler yapılması ile kaçak eşyanın müsaderesinde hukuka aykırılıklar bulunması gibi birden çok önemli usul ve esas hatası nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/649 E., 2021/202 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Son celseye hükümlü bulunduğu cezaevinden SEGBİS vasıtasıyla bağlanan sanığa hükmün tefhimi sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre, sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmediği anlaşıldığından tefhimin usulüne uygun olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Önleme aramasına dayanak teşkil eden Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğine ait karar aslının veya onaylı bir örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınmadan hüküm tesis edilmesi, 2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, duruşma gününe kadar ödeme yapması halinde cezasından "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, 3.Mahkemesince, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10. maddelerinin bir bütün halinde, ele geçirilen kaçak sigaranın miktarı da gözetilerek ayrı ayrı cezalarda teşdit uygulanmak suretiyle olaya uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve bu suretle lehe Kanun belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un uygulanması esnasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesinin uygulanmasına karşın 65 45... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un uygulanması esnasında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmaması ve hakça oranda teşdit uygulanmaksızın alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,4.Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesi yerine yazılı şekilde imha edilenler hariç tutularak eşyanın müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.