Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda, vekalet ücreti düzeltilerek hükmün onanması ve sanıklardan biri hakkında kanun maddesi hatası nedeniyle bozulması.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet davasında, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ilişkin yerel mahkeme kararının kesinleştiği ve bu kısma yönelik temyiz incelemesi yapılamayacağı belirtilirken, sanıklardan birinin mahkûmiyet hükmü vekalet ücreti düzeltilerek onanmış, diğer sanık hakkında ise suç tarihinde yürürlükte olan ve lehe hüküm içeren kanun yerine sonradan yürürlüğe giren ve aleyhe olan kanunun uygulanması nedeniyle gümrüklenmiş eşya değeri konusunda hukuka aykırılık tespit edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/113 E., 2025/118 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine İlişkin Temyiz İstemi YönündenYerel mahkemece 24.03.2021 tarihinde, iddianamede müsaderesi talep edilen suçta kullanılan nakil aracına yönelik müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/1125 Esas, 2022/8517 Karar sayılı ilamıyla nakil aracına ilişkin kısmın onanmasına karar verilmesi suretiyle kesinleştiği ve bozma ilamı sonrası Mahkemece bu hususta yeniden hüküm kurulmasının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, bu aşamada temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı cihetle, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri YönündenYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Suçtan zarar gören ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının da gerekçeli karar başlığında katılan olarak kabul edilip, hangi kurum lehine vekalet ücretine hükmedildiği konusunda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün katılan kurum lehine vekalet ücretine ilişkin bendinde yer alan "katılan kurum" ibaresinden sonra gelmek üzere "... İdaresi" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,III. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi YönündenOlayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekilleri göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;Dosya kapsamında etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapılmadığı ve sanık ...'ın işbu dosya kapsamında birleşen dosyasında yer alan 20.07.2013 suç tarihli eylemi bakımından suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş değer aralığında olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle artırım öngörülmediği cihetle, suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca hüküm tesis edilmesi gerekirken, sonradan yürürlüğe giren ve lehe hüküm içermeyen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca, suça konu eşyaların "normal değer" aralığında kabul edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.