Kaçakçılık davasında sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle mahkûmiyetin bozulması ve kamu davasının düşürülmesi kararı.
Özet: "Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet" suçundan mahkûmiyet, eşya müsaderesi ve nakil aracının iadesine ilişkin verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde, sanık hakkında ilk mahkûmiyet kararının verildiği 03.02.2015 tarihinden sonra, Türk Ceza Kanununun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve ilk hüküm bozularak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine, buna karşın suça konu kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının hak sahibine iadesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/202 E., 2023/188 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşmeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararlarının verildiği 03.02.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan nakil aracının trafik tescil kaydındaki şerhin kaldırılması suretiyle hak sahibine İADESİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.