4. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonrası ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talepli uyuşmazlıkta, itiraz hakem heyeti kararının temyizinde sigorta tahkim komisyonu kesinlik sınırını inceledi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu vefat eden yaya desteğinden yoksun kalanların, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinden talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatı davasında, Sigorta Tahkim Komisyonu kararına yapılan itirazın ardından temyiz aşamasına gelen uyuşmazlıkta, mahkeme, tahkim kararı ile bir davacı için hükmedilen tazminat miktarının 40.000 TLlik kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle ilgili temyiz talebinin reddine karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/4925 E.  ,  2025/9154 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/708 E., 2022/710 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11.09.2015 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaya olan davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek ve belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00'er TL olmak üzere toplam 10.200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte Sigorta Kuruluşundan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini ... için 109.169,28 TL, ... için 19.607,13 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak başvuru sahiplerinin talebinin kabulüyle ... için 109.169,28 TL, ... için 19.607,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karara davacı TC kimlik numaralarının yazılması gerektiğine ilişkin davacı itirazının kabulüyle kararda TC kimlik numaralarının yazılarak eksikliğin giderilmesine, başvuru sahibinin ve davalının Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı yaptığı itirazların kısmen kabulüne, "karar kısmının (3) numaralı bendindeki ibarelerin karardan çıkarılarak yerine, “Başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan ... için hesaplanan 5.100,00 TL, ... için hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahiplerine verilmesine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur, hesap ve tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla maktu vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, müteveffanın kazanın meydana gelmesindeki kusur oranının belirlenmesini, müterafik kusur durumunun araştırılmasını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılara yönelen temyiz istemi bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
İtiraz Hakem Heyetince ... için 19.607,13 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içeriğine göre davalının aleyhine olarak, davacı ... açısından kabul edilen ve temyize konu edilen miktar kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2-Davalı vekilinin davacı ...'e yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelenmesinden; kaza tespit tutanağı ile yaya olan davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b-3) bendini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davaya konu trafik kazası nedeniyle davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın sürücüsü olan ...'nun Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/68 Esas ve 2017/260 Karar sayılı dosyasında yargılandığı, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27.01.2017 tarihli raporda davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, mahkemece sanık ...'nun beraatine karar verildiği ve kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2017/2635 Esas sayılı esastan ret kararı ile 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan ve tek bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunda ise davalı ... sürücüsünün %20 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi gereğince hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararı ile bağlı değil ise de kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılan Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/68 Esas ve 2017/260 Karar sayılı dosyasında alınan 27.01.2017 tarihli kusur raporunun olayın oluşuna daha uygun olduğu, davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün olayda kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda; davalının ZMSS poliçesi ile teminat altına aldığı aracın sürücüsünün, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur raporu ve dosyada mevcut diğer belgeler ile sabit olduğundan İtiraz Hakem Heyetince başvurunun tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
03.06.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, kaza tespit tutanağında yaya konumundaki desteğin tam kusurlu olduğu; ceza yargılamasında alınan 25.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda desteğin asli, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğu; yine ceza dosyasında alınan 24.12.20 15... .01.2017 tarihli ATK raporlarında yaya konumundaki desteğin tam kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı ve bu haliyle raporlar arasında çelişki ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Ceza yargılamasındaki kusur tespiti hukuk yargılamasında bağlayıcı olmayacağından, İtiraz Hakem Heyetince kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınması ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun davanın tümden reddi gerektiği yönündeki bozma kararına gerekçesi yönünden katılmıyorum.