Nehir yatağı değişikliği nedeniyle kalıcı olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davasında davalı idarenin temyiz itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Özet: Davacının taşınmazının nehrin yatak değiştirmesi sonucu sular altında kalarak kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsili talepli davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararının, davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi ve ardından davalı idarenin temyiz itirazlarının da üst mahkemece reddedilerek, bilirkişi raporuyla belirlenen taşınmaz bedeli ve nispi vekalet ücreti hususlarının hukuka uygun bulunması sonucu bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3428 Esas, 2025/193 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/424 Esas, 2024/393 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 90... parsel sayılı taşınmazın .... Nehrinin yatak değiştirmesi sonucu tamamına yakının sular altında kaldığını, nehir yatağının kalıcı olarak değişmesi sonucu müvekkilinin taşınmazın üzerinde her hangi bir tasarrufta bulunmasının imkansız hale geldiğini belirterek dava konusu taşınmazın nehir altında kalan kısmının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüme karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan çalışmaların taşkın önleme amaçlı ve projesiz çalışmalar olduğunu ve nehir yatağının değişmesine sebep olacak nitelikte olmadığını, kalıcı bir el atmanın bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ... Nehir yatağının sürekli olarak yatak değiştirdiğini, bu nedenle yatak değişikliğinin geçici ya da kalıcı olduğu net olarak belirlenmeden karar verildiğini, Bakanlar Kurulu kararı ile taşkın sahası olarak ilan edilen yerde bulunan taşınmazda oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, nehrin ne zaman yatak değiştirdiğinin belirlenmediğini, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, vekâlet ücretinin nispi hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza % 4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması, taşınmazın sadece nehir yatağı altında kalan 12.505,90 m²lik kısmının bedelini hesaplayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle bedele hükmedilmesi, arta kalan kısım açısından değer düşüklüğü oluştuğu tespiti ile bedel hesaplanması teknik olarak doğru olduğunu, 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeni ile açılan davalarda vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiği, bu nedenle hükmedilen tazminat bedeli üzerinden, nispi vekâlet ücreti alınması yönünde oluşturulan kararda usul ve kanuna aykırılık saptanmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.