Vasiyetname ile atanmış mirasçıların miras paylarının mirasçılık belgesine doğru yansıtılması gerektiği ve miras zincirindeki karmaşıklıklar nedeniyle belgenin iptali ve yeniden düzenlenmesi talebi.
Özet: Murisin vasiyetname ile malvarlığının bir kısmını belirli kişilere bırakması sonucu mirasçılık belgesinde ortaya çıkan ihtilaf üzerine açılan davada; ilk derece mahkemesi vasiyetnamenin tereke paylaşımında dikkate alınması gerektiğini ancak nüfus kayıtlarına uygun düzenlenen mirasçılık belgesinin iptalinin gerekmediğini belirterek davayı reddederken, Bölge Adliye Mahkemesi vasiyetname ile atanan mirasçıların paylarının mirasçılık belgesinde gösterilmemesini eksik bularak ilk derece kararını kaldırıp davanın kabulüne hükmetmiş, bu karar miras paylarının hatalı hesaplandığı veya dürüstlük ilkesinin göz ardı edildiği iddialarıyla taraflarca temyiz edilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/146 E.  ,  2025/3729 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3252 E., 2024/2384 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/409 E., 2021/403 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi ...'in 06.06.1961 tarihinde öldüğünü, muris ...'in mirasçısı müteveffa ...'in 03.05.2007 günlü düzenleme şeklindeki vasiyetname ile tüm mal varlığını kendine ve davalı ...'a vasiyet ettiğini, murise ait Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/ 45... /45 sayılı mirasçılık belgesi ile ile İzmir 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/741 Esas, 2007/479 karar sayılı mirasçılık belgesi ve ilgili vasiyetname arasında ihtilaf bulunduğunu, Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/45 Esas, 2018/45 Karar sayılı mirasçılık belgesinde muris ...'in mirasının ...'e düşen kısmı vasiyetname ile kendine ve ...'e bırakıldığı hâlde bunun gizlendiğini iddia ederek; Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2018/45 Esas, 2018/45 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/45 Esas, 2018/45 Karar sayılı mirasçılık belgesinin nüfus kayıtlarına uygun olarak düzenlendiği, davacının muristen önce boşanmış ve çocuksuz olarak ölen ...'nın kendisini ve ...'ü 1/2 oranında mirasçı naspettiğine dair İzmir 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/741 Esas, 2007/479 Karar sayılı ilâmının da geçerli olup ancak terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetilmesinin gerektiği, bu vasiyetnameye göre düzenlenen İzmir 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/741 Esas, 2007/479 Karar sayılı ilâmı geçerli olduğu gibi irs durumuna göre düzenlenen Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/45 Esas, 2018/45 Karar sayılı mirasçılık belgesinin de geçerli olduğu ve irs ilişkisini ortadan kaldıracak şekilde mirasçılık belgesinin iptalinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...kök muris ...'in kızı ...'in 04.05.2007 tarihinde öldüğü, ... .Noterliğince re'sen düzenlenen 03.05.2007 tarih ve ... numaralı vasiyetname ile tüm mal varlığının 1/2 hissesini ..., 1/2 hissesini de ...'a vasiyet ettiği, İzmir 14.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12.12.2007 tarihli ve 2007/741 Esas, 2007/479 sayılı kararı ile ... ile ...'ın atanmış mirasçı olduğuna karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında Develi Sulh Hukuk Mahkemesince verilen mirasçılık belgesinin geçerli olduğu irs ilişkisini ortadan kaldıracak şekilde mirasçılık belgesinin iptalinin mümkün olmadığı, atanmış mirasçıların miras paylarının terekenin bölüştürülmesinde gözetilmesinin gerektiğine dair tespitlerin doğru olduğu, ancak dava açılmadan önce mirasçılardan ...'ın 08.06.2018 tarihinde öldüğü ...'ın mirasçıları ve miras payları da gösterilecek şekilde mirasçılık belgesi verilmesi, atanmış mirasçılarının payının ne şekilde dağıtılacağının ise kararda terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine hükmedilmesi gerektiği, Develi Sulh Hukuk Mahkemesince atanmış mirasçıların payının ne şekilde dağıtılacağının belirtilmemesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. ...'in mirasının paylaşımında atanmış mirasçılar müvekkil ... ile ...'ın miras hissesi hesaplanırken bu kişilerin, muris ...'den vasiyetçi ...'e intikal eden hisseler dikkate alınmadan, vasiyetçi ...'in ...'den kendisine intikal eden miras hissesi hiç gösterilmeden ve sanki vasiyetname yokmuş gibi anne ve baba bir kardeşleri ile aynı oranda dağıtıldığını,
b. Müteveffa ...'in ... mirasçısı olarak miras hissesi belirlenmeli ve vasiyetnamesi ile atanmış mirasçılarının paylarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetilmesine karar verilmesi gerektiğini,
1.c. Muris ... mirasçılarının miras paylarının müvekkili aleyhine hatalı hesaplandığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Dürüstlük, iyiniyet ve hakkın kötüye kullanılması yasağının dikkate alınmadığını,
b. İrs ilişkisine dair değerlendirme yapılmadığını,
c. Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinde, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.
3. 4721 sayılı Kanun'un 575. maddesi hükmüne göre miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanun'un 30. maddesi hükmüne göre de; nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.
4. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Re'sen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir.
5. Dosya kapsamında yapılan incelemede; muris ...'in 06.06.1961 tarihinde öldüğü, geriye çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in kaldığı, bunlardan ...'in muristen sonra 15.10.2014 tarihinde öldüğü, geriye çocukları ... ile ...'in kaldığı, murisin çocuklarından ... 'in de muristen sonra 22.06.1987 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölümü ile geriye eşi ...'nun kaldığı ,muris çocuklarından ...'in 04.05.2007 bekar ve çocuksuz öldüğü anlaşılmıştır.
6. Murisin çocuğu ..., ölümünden önce 03.05.2007 günlü düzenleme şeklinde vasiyetname ile kardeşlerinden davacı ... ile davalı ...'ü mirasçı olarak tayin etmiştir. O hâlde mirasçılık belgesinde muris ...'un mirasçısı ...'in adı geçen muristen sonra ölümü nedeniyle miras payının atanmış mirasçılarına dağıtılmak suretiyle hem soy bağının gösterilmesi hem de mirasçılık belgesinin intikal amacının sağlanması gerektiği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.