Trafik kazası sonrası ZMSS kapsamında ödenen sürekli iş göremezlik tazminatının yetersizliği ve ibraname geçerliliği üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, trafik kazasında yaralanan motosiklet sürücüsünün, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı diğer araçtan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının, sigorta şirketi tarafından yapılan ilk ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle artırılması talebine ilişkindir; itiraz hakem heyeti, sigorta tahkim komisyonunda açılan başka bir dava ile kanuni sürenin kesildiği, yapılan ödemenin sadece makbuz niteliğinde olduğu ve maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu kanaatiyle davacının itirazını kabul ederek, 237.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermiş olup, davalı bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2024/23 D.İş, 2024/29 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesiyle sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından 05.08.2020 tarihinde 118.418,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin yetersiz olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 237.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketi ile davacı arasında mutabakat sağlandığını ve 20.05.2019 tarihli kaza sebebiyle tüm tazminat kalemlerinin ödendiğini, davacının müvekkili şirkete karşı açtığı geçici iş göremezlik tazminatı talepli 2023.E.241861 sayılı dosya ile işbu dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan veya yetkili bir hastahaneden yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının ve davacının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından 17.07.2020 tarihli ibraname ile davacı tarafa %90 maluliyet üzerinden 118.418,92 TL ödendiği, davacının söz konusu ibranameyi şerh düşmeden ve itiraz etmeden imzaladığı, ödeme tarihinden dava tarihine kadar 2 yıldan daha uzun süre geçtiği, ayrıca dosyaya sunulan maluliyet raporunda davacıya ait maluliyet oranında artış olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.103399 sayılı dosyasıyla aynı kazaya ilişkin davalı ... tarafından yapılan ödemenin eksik olması sebebiyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebiyle açılan dava dikkate alındığında KTK 111. maddede düzenlenen 2 yıllık sürenin 21.05.2021 tarihinde kesildiği, maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu, ibraname ile yapılan ödemenin makbuz niteliğinde olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 237.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, müvekkili şirket tarafından tüm tazminat taleplerinden feragat suretiyle 118.418,92 TL anapara üzerinden sulh olunduğunu, ödemenin yapıldığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun netleştirilmesi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.2918 sayılı Kanun’un 111. maddesinin ikinci fıkrasında tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği düzenlenmiştir.Dava, 2918 sayılı Kanun’un 111. maddesi kapsamında açılan tazminat talebine ilişkin olup yasada açıkça belirtilen 2 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.Dosya kapsamından, dava konusu trafik kazasının 20.05.2019 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından davalıya başvuru yapıldığı ve hesaplanan tazminat miktarının davalı tarafından ödendiği, davacı tarafından 17.07.2020 tarihli "İbraname, Feragatname Beyanı ve Sulh Anlaşması" başlıklı belgenin düzenlendiği, belge içeriğinde davacının 20.05.2019 tarihli kaza ile ilgili başkaca alacağı kalmadığının beyan edildiği ve davalının ibra edildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihi 12.05.2023 tarihi olup 2918 sayılı Kanun'un 111. maddesinin ikinci fıkrası gereği ibranameden sonraki 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmamış olmasına göre davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekir. 2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.06.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Davacı taraf davalının davadan önce ödediği tazminatın yetersizliği iddiası ile tazminat talebinde bulunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ibradan sonraki 2 yıllık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilinin yaptığı itiraz İtiraz Hakem Heyeti tarafından kabul edilip davanın kabulüne karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından, 2 yıllık hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddi gerektiğine vurgu yapılarak karar bozulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında "tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir" düzenlemesi yapılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda; davacı ile davalı ... arasında 17.07.2020 tarihinde ibraname düzenlendiği, 04.08.2020 tarihinde davacıya ibraname gereği ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan bu ibra ve ödemeden sonraki 2 yıl içinde (21.05.2021 tarihinde) davacının, davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak ödemenin eksik olduğu iddiası ile tazminat talepli dava açmasıyla (bu dava usulden red kararı ile sonuçlanmıştır) 17.07.2020 tarihli ibranameyi iptal iradesini ortaya koyduğu açıktır. Kanunda öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre içinde ibranameyi iptal iradesini ortaya koyan davacının eldeki başvurusu bakımından hak düşürücü süre sorunu bulunmadığı gözetilmelidir.Açıklanan nedenlerle; KTK'nın 111/2. maddesinde öngörülen ibranın iptaline ilişkin düzenlemede herhangi bir şekil şartı aranmadığı ve iptal iradesinin herhangi bir yolla ileri sürülmesinin yeterli olduğu da dikkate alındığında, kanunun getirdiği 2 yıllık hak düşürücü süre içinde ibrayı iptal iradesini 21.05.2021 tarihinde açtığı dava ile ortaya koyan davacının tazminat talebinin kabulüne dair İtiraz Hakem Heyeti kararı bu yönüyle usul ve yasaya uygun olup diğer temyiz itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.