Trafik kazasında yaralanan yolcunun ZMSS tazminatı talebinde, sekiz yıllık zamanaşımının arabuluculuk başvurusu ve süre hesaplaması etkisiyle kesilip kesilmediği temyiz incelemesi.
Özet: 21.07.2015 tarihli trafik kazasında yaralanan davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebinin, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerince 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin 21.07.2023 tarihinde dolduğu ve tahkim başvurusunun 13.09.2023te yapıldığı gerekçesiyle zamanaşımından reddedilmesine ilişkin bu evrakta; davacı vekili, arabuluculuğa başvuru tarihi olan 21.07.2023te sürenin dolmadığını, arabuluculuk sürecinin zamanaşımını durdurduğunu, belirsiz alacak davası olması nedeniyle zamanaşımının kesildiğini ve sürenin son gününün bitimine kadar geçerli olduğunu ileri sürerek alt derece kararlarının hatalı olduğunu iddia etmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2024/6627 E.  ,  2025/13646 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/580 E., 2024/581 K.
SAYISI : 2024/İHK-35393
SAYISI : K-2024/154672
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.07.2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otobüs ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 23.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kazasının 21.07.2015 tarihinde meydana geldiği, 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin 21.07.2023 tarihinde dolduğu, tahkim başvurusunun ise 13.09.2023 tarihinde yapıldığı, 13.09.2023 tahkime başvuru tarihi itibariyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle başvurunun zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kazasının 21.07.2015 tarihinde meydana geldiği, 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin 21.07.2023 tarihinde dolduğu, davacının arabuluculuğa başvuru tarihinin 21.07.2023 tarihi olduğu, zamanaşımı süresinin arabuluculuğa başvuru tarihi olan 21.07.2023 tarihinde zaten dolmuş bulunduğu, Uyuşmazlık Hakemince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararda arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğunun belirtildiğini, ancak zamanaşımı yıl olarak verilmişse aynı gün aynı ayın tatil saatine kadar sürenin işlemeye devam edeceğini, işlemlerin elektronik ortamda yapıldığı hususu da göz önünde bulundurulacak olursa gün sonu yani 21.06.2023 tarihinde 00.00 saatinde zamanaşımının henüz dolmadığını, İtiraz Hakem Heyetinin ise son günün sürelerden sayılmadığını kabul ederek yanılgılı karar verdiğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 15 inci bendine göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının durduğunu ve hak düşürücü sürelerin işlememesi gerektiğini, arabuluculuk son tutanağı düzenlendikten sonra da 15 gün boyunca sürelerin durduğunu, kaza tarihinin 21.07.2015 olduğunu, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi bulunduğunu, 21.07.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduklarını, eldeki tahkim başvurusunun ise 13.09.2023 tarihide yapıldığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, belirsiz alacak davasının açılmasıyla birlikte zamanaşımı süresinin kesildiğini, başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi;
“(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.3.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,
b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22.3.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.
(2) Aşağıdaki süreler bu maddenin kapsamı dışındadır:
a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri.
b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler.
c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.
(3) 2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında;
a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal ve haklara ilişkin olarak ilan ediliş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılır ve ilan için ücret alınmaz.
b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir.
c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam eder,
ç) İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınır.
(4) Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dahil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları;
a) Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu,
b) İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu,
c) Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı, belirler" şeklindedir.
Anılan maddede belirtilen sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmasına dair 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 30.04.2020 tarihli Resmi Gazede yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup kararın ilgili bölümü şöyledir:
“Madde 1- (1) Covid – 19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1.5.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.6.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığının yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.”
Yukarıdaki açıklandığı şekilde, 7226 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri (bu günler dahil) arasında zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri ile aynı Kanun’da sayılan diğer süreler durdurulmuştur. Bunun diğer anlamı, arada geçen süreler, asıl sürelere eklenecektir. Bu arada geçen süre 95 gün olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süreler hesaplanırken, süre başlangıcına bu 95 gün de eklenerek sürenin dolduğu tarih belirlenecektir.
Somut olayda; dava konusu trafik kazası 21.07.2015 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından 13.09.2023 tarihinde tahkime başvurulmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu 21.07.2023 tarihine 95 gün eklendiğinde sürenin bitimi 26.10.2023 tarihi olacaktır. Bu hâle göre tahkime başvuru tarihi itibariyle 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.