Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını TCK 53 ve tekerrür hükümleri düzeltilerek onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanığın temyiz başvurusu üzerine, yüksek mahkeme ilk derece ve istinaf kararlarında sanığın suç vasfı, delillerin değerlendirilmesi ve TCKnın 62. maddesinin uygulanmamasına yönelik itirazlarını reddederek esas yönünden bir hukuka aykırılık bulmamıştır; ancak, hükümdeki TCK 53. maddesinin uygulanması ve tekerrür halinde koşullu salıverilme koşullarına ilişkin iki hukuki hatayı usul ekonomisi gereği düzelterek, sanığın mahkûmiyet kararını bu düzeltmelerle birlikte onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2170 E., 2025/2030 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Küçükçekmece 8. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,3. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine,4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,İlişkindir.III. GEREKÇEA. Sanık ...'ın 19.08.2023 tarihli eylemi sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verildiği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi gereği ilgili eylem inceleme dışı tutulmuştur.B. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.C. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişikliklerden bahsedilmemesi,D. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında sanığın koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceğine dair yasal düzenleme karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde koşullu salıverilmemesine karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğu,Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünün (C) ve (D) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,A. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, B. B bendinin onuncu paragrafında yer alan ''...5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi hükmü uyarınca sanığın koşullu salıverilmemesine; ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı göz önüne alınarak cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA...' ibaresinin çıkartılması,Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.12.2025 tarihinde karar verildi.